UTU Hukuk ve Danışmanlık11 dk okumaGüncelleme:
İkame araç bedeli, trafik kazasında hasar gören aracını onarım süresince ya da aracı perte ayrıldığında yenisini alana kadar kullanamayan kişinin bu nedenle uğradığı maddi zararın karşılığıdır. Trafik kazaları sonucunda kazaya karışan araçlar hasar görür. Meydana gelen hasarın onarımı olayın özelliğine göre, kusurlu tarafın trafik sigortasından veya hasar gören aracın kasko sigortası tarafından karşılanmaktadır. Bu yazımızda ikame araç bedelini kimlerin, kimden talep edebileceğini, tazminatın nasıl hesaplandığını ve hangi süre içinde istenmesi gerektiğini ele alacağız.
Hasar onarım işlemi sırasında bilindiği üzere hasara uğrayan araç onarım için, hasar onarımı yapan oto sanayi bölgelerindeki yetkili veya yetkisiz servislere teslim edilir. Hasarın onarımının gerçekleşmesi için araçlarını teslim eden kişiler, hasara ilişkin onarımın tamamlanmasına kadar araçlarını kullanamamakta, araçlarından ticari bir kazanç sağlamaktaysa sağlayamamakta veya günlük kullanımlarını sağlayamayarak araçlarından mahrum kalmaktadırlar.
Bu durumun doğal bir sonucu olarak da aracını kullanamayan kişiler maddi bir zarara uğramaktadırlar. Bu maddi zararın halk arasında bilinen ismi “araç yattı parası” olmakla beraber, hukuk nezdinde bu zarar ikame araç bedeli/araç mahrumiyet bedeli olarak adlandırılmaktadır.
Söz konusu zararın doğmasındaki temel hukuki ilişki haksız fiildir. Haksız fiil, kusur sorumluluğu olarak da bilinmektedir. Trafik kazalarına dönecek olursak, kusuru olan taraf karşı tarafın araç mahrumiyet bedelini / ikame araç bedelini gidermekle mükelleftir.
Araç mahrumiyet tazminatı bedelini, trafik kazalarında %100 kusurlu olmayan taraf talep edebilir. Yani herhangi bir trafik kazası sonucunda (iki araçlı trafik kazası olduğu varsayımında) tarafların kusurları %50-%50, %25-%75, %15-%85, %100-%0 şeklinde ve farklı oranlarda olabilmektedir. Bir örnek üzerinden anlatmak gerekirse; A aracının %75, B aracının %25 kusurlu olması halinde her iki taraf da birbirlerinden araç mahrumiyet tazminatı talebinde bulunabilir.
Dikkat · %100 kusurlu taraf
Burada önemli olan husus, %100 kusurlu olan taraf araç mahrumiyet tazminatı talebinde bulunamaz. Çünkü, araç mahrumiyet tazminatının temelinde yatan haksız fiil sorumluluğu kapsamında %100 kusurlu olan tarafa karşı %0 kusurlu olan tarafın bir haksız fiilinden, kusurundan bahsedilemez. Bu nedenle %100 kusurlu olan taraf tazminat talebinde bulunamaz.
Yukarıda bahsedildiği üzere, İkame Araç Bedeli Tazminatı / Araç Mahrumiyet Bedeli Tazminatını %100 kusurlu olmayan taraf karşı taraftan talep edebilmekteydi. Kaza sonucunda kusurlu olan aracın sürücüsü, maliki veya işletenine karşı İkame Araç Bedeli Tazminatı / Araç Mahrumiyet Bedeli Tazminatı talep edilebilir.
Burada dikkat edilmesi gereken durum, kusurlu aracın işleteni ile malikinin aynı kişi olup olmadığının incelenmesidir. Çünkü, uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile araç maliki aracını bir üçüncü kişiye kiralamış olabilir. Bu durumda açılan tazminat davalarında pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi söz konusu olabilir.
Doğru tarafa karşı dava
Dava aşamasında doğru tarafa karşı davanın açılması, gerektiğinde HMK Madde 124/3-4 fıkraları uyarınca iradi taraf değişikliğinin yapılması önem arz etmektedir. Aksi halde haklı olunan bir davada haksız çıkabilir, yargılama giderleri ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
Sonuçta kural olarak, karşı aracın sürücüsüne, malikine veya işletenine karşı bu talepleriniz öne sürülebilir. İkame araç bedeli tazminatı / Araç mahrumiyet bedeli tazminatı talepleri, zorunlu trafik sigortası genel şartlarında teminat dışında bırakıldığından bu taleplerden kural olarak trafik sigortacısı sorumlu değildir.
Trafik sigortasının kapsamını zorunlu trafik sigortası teminatları yazımızda, araç işletenin sorumluluğunun dayandığı ilkeleri ise tehlike sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Hasar nedeniyle trafikten çekilen veya hurdaya ayrılan araçların değer kaybı taleplerinin trafik sigortası genel şartlarında teminat dışında düzenlendiğini değer kaybı tazminatı ile ilgili yazımızda açıklamıştık. Ancak İkame Araç Bedeli / Araç Mahrumiyet Bedeli tazminatı talebinde bulunulması için aracın onarılabilir bir hasara uğramasının, perte çıkmasının önemi bulunmamaktadır. Her iki ihtimalde de ikame araç bedeli/araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinde bulunulabilir.
Trafik kazası sonucunda İkame Araç Bedeli / Araç Mahrumiyet Bedeli Tazminatı hesaplanmasında hasar gören aracın onarılabilir bir hasara mı uğradığı yoksa aracın perte mi ayrıldığı hususunda ikili ayrım söz konusudur.
Onarılabilir hasar
Makul onarım süresi ile emsal aracın günlük kiralama bedeli çarpılır.
Perte ayrılan araç
Ortalama yeni araç alma süresi ile emsal araçların günlük kiralama bedeli çarpılır.
İlk ayrımda, kaza sonucunda araç onarılabilir bir hasara uğramışsa, aracın onarımının ne kadar sürdüğü değil, aracın onarımının yapılması için makul sürenin ne kadar olduğunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu konuda eksper raporlarında belirtilen aracın onarımı için öngörülen süre ilk aşamada bir ölçüttür. Ancak ikame araç bedeli / araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebiyle ikame edilen davada, bilirkişi incelemesi ile hasara uğrayan aracın onarımı için makul onarım süresi hesaplanması gerçekleştirilmektedir. Burada makul onarım süresi belirlenirken, hasar dosyasının açılması işlemleri, aracın parça beklemesi, servisin iş yoğunluğu vb. durumlar üzerinden ortalama bir süre belirlenir. Araç onarım süresi belirlendikten sonra ise, hasar gören aracın modeli, segmenti gibi özellikleri dikkate alınarak günlük kiralama bedeli tespit edilerek gün sayısı ile günlük kiralama bedelinin çarpılması sonucunda ikame araç bedeli hesaplaması yapılmaktadır.
Makul Onarım Süresi x Günlük Araç Kiralama Bedeli (Emsal Araç) = İkame Araç Bedeli Tazminatı / Araç Mahrumiyet Bedeli Tazminatı
İkinci ayrımda ise perte ayrılan araçlar bakımından ikame araç bedeli tazminatı, araç mahrumiyet bedeli tazminatının hesaplanmasında, perte ayrılan aracın yerine aracı hasar gören araç malikinin yeni araç alabilmesi için gerekli makul sürenin belirlenmesi gerekmektedir. Ortalama yeni araç alma süresi ile perte ayrılan aracın emsali olan araçların günlük kiralama bedeli çarpılarak perte ayrılan araçlar bakımından ikame araç bedeli / araç mahrumiyet bedeli tazminatı hesaplaması yapılmaktadır. Burada da yine ikame araç bedeli tazminatı / araç mahrumiyet bedeli tazminatı talepli dava açılması durumunda bilirkişi incelemesi ile birlikte bu hesaplamalar yapılmaktadır.
Trafik kazası sonucunda aracın onarımının kasko sigortası tarafından gerçekleştirilmesi halinde, kasko sigorta poliçesi teminatları dahilinde ikame araç hizmeti bulunuyorsa ve bu hizmetten yararlanılmışsa, ikame araç bedeli / araç mahrumiyet bedeli tazminatı hesaplamasında ikame araç hizmeti alınan süre düşülmektedir. Bu nedenle tazminat talebinde bulunan tarafın bu durumu göz önünde bulundurması gerekmektedir.
Pert araçta da geçerli
Yine tazminat talebinde bulunan aracın perte ayrılması durumunda da kasko sigortacısının olup olmadığı, kasko sigortacısı bulunmakta ise ikame araç hizmeti alıp alınmadığı hususu hesaplamalarda dikkate alınır.
Söz konusu trafik kazasına bağlı maddi tazminat talepleri, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl içinde öne sürülmelidir; fiil ceza kanununda daha uzun zamanaşımına tabi ise bu süre uygulanır. Zararın talep edilebileceği kişilerin kazadan çok sonra öğrenilmesi durumunda iki yıllık süre bu öğrenme tarihinden başlar; ancak her halde kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle talep zamanaşımına uğrar. Zarar ile kazaya sebebiyet veren ve tazminatın talep edileceği kişiler kaza tarihinde belli ise iki yıllık süre fiilen kaza tarihinden itibaren işlemeye başlar.
2 yıl
İki yıllık süre zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten başlar; bunlar kaza tarihinde belliyse süre fiilen kazadan işler.
10 yıl
Sorumlular geç öğrenilse bile kazadan itibaren 10 yıl geçince talep zamanaşımına uğrar.
Gecikmenin etkisi
Kaza sonrasında bu bedelin zaman geçmeden talep edilmesi önem arz etmektedir. Çünkü kaza tarihindeki emsal araç kiralama bedelleri dikkate alınarak hesaplamalar yapıldığından dolayı her ne kadar tazminat alacağına kaza tarihinden itibaren faiz işlemekteyse de enflasyonist ortamda tazminat bedelinden beklenen fayda düşebilecektir.
İkame araç bedeli / Araç mahrumiyet bedeli tazminatı davası, tarafların tacir olup olmaması durumu ve beraberinde başkaca davalar açılıp açılmamasına bağlı olarak asliye hukuk mahkemelerinde veya asliye ticaret mahkemelerinde görülmektedir.
İkame araç bedeli talebinde bulunmak için araç kiralamak veya aracı kullanamamak nedeniyle zarara uğranıldığını gösteren bir belge sunmak zorunlu değildir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli 2021/26777 E ve 2022/11236 K sayılı kanun yararına bozma kararında;
“Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50’nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 29.09.2022, 2021/26777 E., 2022/11236 K.
Denilerek, ikame araç tazminatı talebinde bulunan tarafın, hasar gören aracı yerine başkaca bir araç kiralamasının zorunlu olmadığı, zarara uğradığına yönelik belge sunma zorunluluğu olmadığı, zararın bilirkişi incelemesi ile belli kriterler üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması gerektiği yönünde karar verilmiştir. Söz konusu karar, ikame araç bedeli tazminatı davalarında yol gösterici bir kriter olarak dikkate alınmaktadır.
İkame araç bedeli talebi hazırlanırken kusur durumu, sorumlu kişiler ve hesaplamaya esas süreler birlikte değerlendirilmelidir. Aşağıdaki noktalar yazıda anlatılan hususların kısa bir özetidir:
Talepten önce
Hesaplamada
İlgili sayfa: Ankara Trafik Kazası Avukatı — değer kaybı, ikame araç, yaralanmalı ve ölümlü kaza tazminatı
İlgili sayfa: Sel Hasarı Tazminat Avukatı — selde zarar gören araç için kasko başvurusu ve idareye karşı tazminat
İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Hasar gören aracını onarım tamamlanana kadar kullanamayan kişi maddi bir zarara uğrar. Bu zararın halk arasında bilinen ismi “araç yattı parası” olmakla beraber, hukuk nezdinde bu zarar ikame araç bedeli/araç mahrumiyet bedeli olarak adlandırılmaktadır. Zararın doğmasındaki temel hukuki ilişki haksız fiildir.
Araç mahrumiyet tazminatı bedelini, trafik kazalarında %100 kusurlu olmayan taraf talep edebilir. Örneğin A aracı %75 kusurlu, B aracı %25 kusurlu ise her iki taraf da birbirinden talepte bulunabilir; %100 kusurlu olan taraf ise tazminat talebinde bulunamaz.
Kaza sonucunda kusurlu olan aracın sürücüsü, maliki veya işletenine karşı ikame araç bedeli tazminatı talep edilebilir. İkame araç bedeli tazminatı / Araç mahrumiyet bedeli tazminatı taleplerinden sigorta şirketleri sorumlu değildir.
Evet. İkame araç bedeli talebinde bulunulması için aracın onarılabilir bir hasara uğramasının, perte çıkmasının önemi bulunmamaktadır. Her iki ihtimalde de ikame araç bedeli/araç mahrumiyet bedeli tazminatı talebinde bulunulabilir.
Onarılabilir hasarda makul onarım süresi ile emsal aracın günlük kiralama bedeli çarpılır. Perte ayrılan araçta ise ortalama yeni araç alma süresi ile emsal araçların günlük kiralama bedeli çarpılır. Dava açılması durumunda bu hesaplamalar bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Evet. Kasko sigorta poliçesi teminatları dahilinde ikame araç hizmetinden yararlanılmış olması durumunda, ikame araç bedeli / araç mahrumiyet bedeli tazminatı hesaplamasında ikame araç hizmeti alınan süre düşülmektedir.
Evet. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2021/26777 E ve 2022/11236 K sayılı kararına göre ikame araç tazminatı talebinde bulunan tarafın başkaca bir araç kiralaması zorunlu değildir, zarara uğradığına yönelik belge sunma zorunluluğu yoktur; zarar bilirkişi incelemesiyle belli kriterler üzerinden hesaplanır.
Trafik kazasına bağlı maddi tazminat talepleri, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde kazadan itibaren 10 yıl içinde öne sürülmelidir; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabiyse bu süre uygulanır. Sorumlular kaza tarihinde belliyse iki yıllık süre fiilen kazadan işler.
Dava, tarafların tacir olup olmaması durumu ve beraberinde başkaca davalar açılıp açılmamasına bağlı olarak asliye hukuk mahkemelerinde veya asliye ticaret mahkemelerinde görülmektedir.
Görüşme talebi
UTU Hukuk Danışmanlık olarak tazminat hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:
Tazminat Hukuku alanındaki diğer yazılarımız