Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan 17/10/2019 tarihli değişiklikle kanunun dördüncü bölümüne 250’nci maddesiyle beraber ceza yargılamasına seri muhakeme usulü eklenmiştir. Seri muhakeme usulünün detayına girmeden önce bu usulün en önemli sac ayaklarının cumhuriyet savcısı ve avukat olduğunu belirtmekte fayda görüyoruz. Bu yazımızda usulün işleyişini, genel muhakemeden farklarını, şartlarını, mahkemenin görev ve yetkilerini ve ilgili kanun ile yönetmelik hükümlerini ele alıyoruz.
Güncellik notu
Bu yazı, yayımlandığı tarihteki mevzuat ve uygulamaya göre hazırlanmıştır. Yazıda aktarılan kanun ve yönetmelik metinleri ilk yürürlük hâlleriyle yer almaktadır; seri muhakeme usulünün kapsamındaki suçlar ve usule ilişkin hükümlerde o tarihten bu yana değişiklik olmuş olabilir. Güncel durum için bir avukata danışmanız önerilir.
Seri muhakeme usulü suç şüphesi olan şahsın kabulü devreye girecek hukuki bir müessesedir. Cumhuriyet savcısı tarafından gerçekleştirilecek teklifin şüpheli tarafından kabul edilmesi durumunda karşımıza çıkacak olan seri muhakeme usulü şüpheli açısından tam olarak bir irade açıklamasıdır. Şüphelinin rızası olmaması halinde uygulanabilecek bir müessese olmayıp herhangi bir makamın bu hususta bir takdir yetkisi de bulunmamaktadır.
Öncelikli olarak seri muhakeme usulü sırasıyla şu şekilde ilerlemektedir:
Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan talepname dava açma evrakı niteliğinde olup hukuki açıdan iddianame ile örtüşmektedir. Yukarıda izah ettiğimiz üzere teklifin, talepnamenin ve hükmün bire bir aynı şekilde olması seri muhakeme usulünün en önemli noktalarından biridir. En başta teklifi gören bir şüphelinin teklifi kabul etmesi halinde hakkında kurulacak hükmü tam olarak bu aşamada bilmektedir. Şüphelinin geniş bir hareket alanı olan seri muhakeme usulünden hüküm kurulana kadar herhangi bir sebep gösterilmeksizin cayılabilmektedir.
İddianamenin düzenlenmesine kadar seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheli ya da müdafii tarafından talep edilebilir. Bu durum karşımıza iki şekilde çıkmaktadır:
Seri muhakeme usulünü genel muhakemeden ayıran başlıca özellikler şunlardır:
CMK’nin 250’nci maddesinin birinci fıkrasında sınırlı şekilde sayılan suçlar bakımından seri muhakeme usulü uygulanabilecektir. Bu suçlar:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
suçları.
Önödeme ve uzlaştırma
İsnat konusu suçun önödeme ve uzlaşma kapsamında olmaması gerekmektedir.
Soruşturma evresinde delillerin toplanmasından sonra eğer toplanan deliller CMK’nin 179/II uyarınca suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe oluşturduğu anda seri muhakeme usulü uygulanmaya başlanır. Eğer şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli bir şüphenin bulunmaması halinde şüpheli hakkında genel muhakeme usulü uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi gerekecektir.
Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.
Cumhuriyet Savcısı delilleri topladıktan sonra mevcut delillerle kamu davası açamayacak bir durumda ise erteleme ya da muhakeme usulü uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir. Ancak deliller toplanıp “kamu davası açılabilir” denildiği anda seri muhakeme usulüne başvurulabilir.
CMK 250/III uyarınca teklifin şüpheliye adli tebligat ile yapılması gerektiği anlaşılsa da Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği’nin 9/I uyarınca “… Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir…” şeklindedir. Ancak ceza yargılamasının ve seri muhakemenin özü ve ruhu gereğince telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçları adli tebligatın sonuçlarını doğurmayacağı su götürmez bir gerçektir. Şüphelinin telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçları ile davet edilmesi halinde şüphelinin davete icabet etmemesi halinde şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmediği anlamı çıkarılması ceza yargılamasının amacıyla uyuşmamaktadır.
CMK’nin 250/III “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.” şeklindedir. Kanunun lafzında müdafinin teklif esnasında değil de sadece teklifin kabulü anında hazır bulunması anlamı çıkabilmektedir. Ancak yine seri muhakeme usulünün ruhu ve özüyle bağdaşan husus ise teklifin başından kabulüne kadar müdafinin hazır bulunması gerekmektedir.
Teklif kabul edilip mahkemece teklife uygun karar verildiğinde bu karar kesin hüküm niteliğindedir. Kısacası seri muhakeme usulü kabul edilip şüpheli hakkında hüküm kurulması halinde şüpheli hakkında daha önceden verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılma, erteleme kararlarının olup olmadığının ve ne şekilde hüküm ifade edebileceğinin hesaplanması gerekmektedir.
Beyanlar delil olarak kullanılamaz
Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz. Ancak çok zorunlu olmadıkça tekliften cayılmaması önem arz etmektedir.
Müdafii teklif ile teklifin kabulü arasında teklifi yapan cumhuriyet savcısı ile şüpheli hakkında KYOK verilmesi gerektiği, suç tipinin seri muhakemeye uygun olmadığı, teşebbüsün ceza miktarı belirlenirken dikkate alınmadığı gibi hususlarda müzakere edebilir.
Cumhuriyet savcısı TCK’nin 61/I gereğince cezayı belirler. Şüpheli hakkında CMK’nin 231’inci maddesinin şartları gerçekleşmesi halinde talepnameye şüpheli hakkında HAGB kararı verilmesini önerebilir. Bunun yanında yine TCK’nin 50’nci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları veya TCK 51’inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesini de talepnamesinde önerebilir.
Genel muhakemedeki gibi hakim fiille bağlı olmasına rağmen fiilin hukuki nitelendirmesine bağlı değildir.
Talepnamenin reddi
Seri muhakemelik suç tiplerinden birine girmiyorsa talepnameyi reddeder.
Talepnamenin reddi halinde genel hükümlere göre soruşturma yürütülür.
Talepnamenin iadesi
Seri muhakemeye giren bir suç olmasına rağmen eksiklik varsa iade eder. İade durumunda şüpheli, müdafii veya savcının itiraz hakkı bulunmamaktadır.
İade halinde ise eksiklikler savcı tarafından tamamlandıktan sonra dosya tekrar mahkemeye gönderilir.
Kanun yolu
Mahkemece kurulan hükme itiraz yolu açık olup istinaf kanun yolu açık değildir.
Hüküm kurulduktan sonra şüpheli ya da müdafii tarafından gerçekleştirilecek itiraz cayma anlamına gelmez.
Seri muhakeme usulünü düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinin yazıda aktarılan metni aşağıdadır.
Madde 250 – (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) (Başlığı ile Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/23 md.)
(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
suçları.
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 250/3
(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler.
(5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine göre ertelenebilir.
(6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde 231 inci madde kıyasen uygulanabilir.
(7) Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.
(10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.
(11) Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(12) Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde uygulanmaz.
(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(14) Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.
(15) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Kanunun 250. maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca çıkarılan yönetmeliğin yazıda aktarılan metni aşağıdadır.
BİRİNCİ BÖLÜM · Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, ceza muhakemesinde seri muhakeme usulünün uygulanmasına dair usul ve esasları belirlemektir.
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri, seri muhakeme usulünün uygulama alanını, usule ilişkin düzenlemeleri, usulün teklifini, yaptırımları belirleme usulünü, Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenen talepnamede yer alacak hususları, mahkemece talepnamenin değerlendirilmesini, talep üzerine verilecek kararlar ile bu kararlara ilişkin itiraz usulünü ve uygulamaya dair diğer hususları kapsar.
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte yer alan;
ifade eder.
İKİNCİ BÖLÜM · Seri Muhakeme Usulüne İlişkin Genel Hükümler
MADDE 5 – (1) Önödeme ve uzlaştırma kapsamındaki suçlar seri muhakeme usulüne tabi değildir.
(2) Kanunun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlarda kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde, seri muhakeme usulünün uygulanması zorunludur.
(3) Seri muhakeme usulü, şüphelinin müdafi huzurunda özgür iradesi ile bu usulün uygulanmasını kabul etmesi hâlinde gerçekleştirilir.
(4) Şüpheli mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakeme usulünün uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir.
(5) Şüpheli meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(7) Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez ve yakalama emri düzenlenemez.
(8) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya mahkemece soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.
(9) Seri muhakeme usulü sonucunda yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(10) Seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan suçlarda bu usul uygulanmaksızın düzenlenen iddianame Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir.
(11) Şüpheli, iddianamenin düzenlenmesine kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını talep edebilir. Bu durumda Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulü uygulanır.
MADDE 6 – (1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
suçları.
MADDE 7 – (1) Suç, seri muhakeme usulü kapsamında olsa bile Türk Ceza Kanununda yer alan; yaş küçüklüğü (madde 31), akıl hastalığı (madde 32) veya sağır ve dilsizlik (madde 33) hâllerinde bu usul uygulanmaz.
(2) Seri muhakeme usulü kapsamındaki suçun, iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi veya birinci fıkra kapsamındaki kişilerle birlikte işlenmesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM · Seri Muhakeme Usulünün Uygulanması
MADDE 8 – (1) Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne tâbi bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Soruşturma konusu suçun seri muhakeme usulüne tâbi olması Cumhuriyet savcısının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.
(3) Yapılan soruşturma neticesinde kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma imkanının bulunmaması hâllerinde Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir.
(4) Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde, seri muhakeme usulü uygulanır.
MADDE 9 – (1) Cumhuriyet savcısı şüpheliyi seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla en kısa sürede davet eder. Davet; telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi iletişim araçlarından yararlanmak suretiyle de yapılabilir.
(2) Şüphelinin mazeretsiz olarak davete icabet etmemesi, resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmaması veya yurt dışında olması ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından bu durum tutanağa bağlanır ve soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir.
MADDE 10 – (1) Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmeden önce şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Bilgilendirme;
hususlarını kapsar.
(2) Seri muhakeme usulünün uygulanması Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye teklif edilir; şüpheliye uygulanacak yaptırımların neler olduğu açıklanır.
(3) Şüphelinin, teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanır. Talebi hâlinde teklifi değerlendirmesi için şüpheliye bir ayı aşmamak üzere makul bir süre verilir. Şüphelinin seçtiği bir müdafi bulunmaması halinde baro tarafından müdafi görevlendirilmesi istenilir.
(4) Şüphelinin mazereti olmaksızın belirlenen süre içinde gelmemesi veya bu usulün uygulanmasını kabul etmediğini bildirmesi durumunda soruşturmaya genel hükümlere göre devam edilir.
(5) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle cezayı ve/veya güvenlik tedbirini belirler.
(6) Belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Kanunun 231 inci maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(7) Beşinci fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine göre ertelenebilir.
(8) Şüphelinin teklifi kabul etmesi hâlinde buna ilişkin Ek-1’de yer alan örneğe uygun seri muhakeme usulü kabul tutanağı düzenlenir. Tutanakta; şüpheliye isnat edilen eylem, şüphelinin kabul beyanı, belirlenen sonuç ceza ve/veya güvenlik tedbiri ile uygulandığı takdirde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırım veya hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hususlar yer alır. Kabul tutanağı Cumhuriyet savcısı ve şüpheli ile müdafi tarafından imzalanır.
(9) Şüphelinin teklifi müdafi huzurunda kabul etmesi halinde şüpheli, aynı gün mahkemeye yönlendirilir.
(10) Şüphelinin teklifi reddetmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından buna ilişkin tutanak düzenlenerek soruşturma dosyasına eklenir.
(11) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne ilişkin bilgilendirme ve teklifi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapabilir.
(12) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne ilişkin işlemleri SEGBİS yöntemiyle yapması hâlinde Kanunun 38/A maddesine göre gerekli işlemleri yapar.
(13) Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı istinabe evrakına hazırlamış olduğu seri muhakeme usulü kabul tutanağını da ekler. İstinabe evrakının gönderildiği yer Cumhuriyet başsavcılığı bu Yönetmelikte belirtilen usule uygun olarak derhal davet işlemlerini yapar ve davete icabet eden şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi halinde istinabe evrakı ekinde yer alan seri muhakeme usulü kabul tutanağı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve müdafii tarafından imzalanır ve istinabe evrakı soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
MADDE 11 – (1) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin kabulü esnasında şüphelinin müdafii de hazır bulunur.
(2) Şüpheliden kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Müdafii bulunmayan şüpheli için istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.
(3) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin SEGBİS veya istinabe yoluyla yapıldığı hâllerde, şüphelinin seçtiği bir müdafii yoksa teklifin kabulünde hazır bulunması için müdafi görevlendirilmesi, istinabe evrakı gönderilen ya da SEGBİS ile dinleme talep edilen yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılır. Bu durumda soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ayrıca bir müdafi görevlendirmesi yapılmaz.
(4) Soruşturma evresinde görev yapan müdafi, mahkemede de öncelikle görevlendirilir.
MADDE 12 – (1) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını mahkemeden talep eder.
(2) Mahkemeye hitaben Ek-2’de yer alan örneğe uygun olarak düzenlenen talepnamede;
yer alır.
MADDE 13 – (1) Mahkeme, talepnamenin verildiği gün incelemesini derhal yapar, şüpheliyi müdafi huzurunda seri muhakeme usulü ile ilgili olarak dinler ve usulü sonuçlandırır. Şüphelinin seri muhakeme usulü hakkında dinlenmesi SEGBİS veya istinabe yoluyla da yapılabilir.
(2) Mahkeme tarafından eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
Talepnamenin eksikliklerin tamamlanması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesine karar verilir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten sonra talepname yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir.
(4) Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır.
(5) Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmemesi halinde, şüpheli bu usulün uygulanmasından vazgeçmiş sayılır.
MADDE 14 – (1) Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar.
(2) Hüküm; varsa mağdur, suçtan zarar gören veya genel hükümlere göre katılma hakkını hâiz olan kişilere tebliğ edilir.
MADDE 15 – (1) Mahkemece Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda kurulan hükme genel hükümler çerçevesinde itiraz edilebilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM · Çeşitli ve Son Hükümler
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca seri muhakeme usulü 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. Bu tarih itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü uygulanmaz.
MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 17 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.
2021 değişiklikleri
Ceza muhakemesinde 2021 yılında yapılan usul değişiklikleri için Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan son değişiklikler başlıklı yazımıza bakabilirsiniz.
İlgili sayfa: Ankara Ağır Ceza Avukatı — soruşturma, tutuklama, ağır ceza yargılaması ve kanun yolları
İlgili mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar: Türk Hukukunda İstinaf ve Temyiz Süreleri · Kanun Yararına Bozma · Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Seri muhakeme usulü, 17/10/2019 tarihli değişiklikle CMK’nin 250’nci maddesiyle ceza yargılamasına eklenmiştir. Cumhuriyet savcısının teklifinin şüpheli tarafından müdafii huzurunda kabul edilmesiyle uygulanır; şüphelinin rızası olmadan uygulanamaz.
Usul, CMK’nin 250’nci maddesinin birinci fıkrasında sınırlı olarak sayılan suçlarda uygulanır; hakkı olmayan yere tecavüz, trafik güvenliğini tehlikeye sokma, gürültüye neden olma ve mühür bozma bunlar arasındadır. Önödeme ve uzlaştırma kapsamındaki suçlar bu usule tabi değildir.
CMK 250/4 uyarınca Cumhuriyet savcısı, suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınır arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Koşulları bulunursa hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya ertelenebilir; 231’inci madde de kıyasen uygulanabilir.
Yönetmeliğe göre şüpheli, mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakeme usulünün uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli de bu usulden vazgeçmiş sayılır.
Usul; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde uygulanmaz. Şüpheliye ulaşılamaması veya iştirak hâlinde işlenen suçta şüphelilerden birinin usulü kabul etmemesi durumunda da uygulanmaz.
Mahkemece Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda kurulan hükme itiraz edilebilir. Makalede bu hükme karşı istinaf kanun yolunun açık olmadığı ve hüküm kurulduktan sonra yapılan itirazın cayma anlamına gelmediği belirtilmektedir.
Hayır. Usulün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya dosyanın genel hükümlere göre sonuçlandırılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâlinde, şüphelinin usulü kabul ettiğine ilişkin beyanları ve bu usule dair diğer belgeler sonraki soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.
Görüşme talebi
UTU Hukuk Danışmanlık olarak ceza hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:
Ceza Hukuku alanındaki diğer yazılarımız