Ana içeriğe atla
Ankara --:-- · — bilgi@utuhukuk.com 0536 593 16 00
Vergi ve İdare Hukuku

Maden Ruhsatı: Maden Kanunu’na Göre Haklar ve Yükümlülükler

UTU Hukuk ve Danışmanlık16 dk okumaGüncelleme:

Maden ruhsatı ile arazi mülkiyeti, 3213 sayılı Maden Kanunu bakımından birbirinden ayrı kavramlardır. Bir taşınmazın maliki olmak, o taşınmazın altında bulunan madeni arama veya işletme hakkını kendiliğinden sağlamaz. Madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır; özel kişilerin madencilik faaliyeti ise kanunda düzenlenen ruhsat ve izinlere dayanır. Bu nedenle arazi mülkiyeti, maden ruhsatı, üretim izni ve mali yükümlülükler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu yazımızda 3213 sayılı Maden Kanunu çerçevesinde madenin tanımını, maden hakkına sahip olabilecek kişileri, arama ve işletme ruhsatlarını, devir ve miras işlemlerini, maden sicilini ve başlıca mali yükümlülükleri açıklıyoruz. Amaç, ruhsat sahibi, yatırımcı, mirasçı ve taşınmaz maliki açısından hangi hakkın hangi koşullarda kullanılabileceğini ortaya koymaktır.

İçindekiler
  1. Maden hukukunun kapsamı
  2. Madenler ve arazi mülkiyeti
  3. Maden haklarına sahip olabilecek kişiler
  4. Arama ruhsatı ve işletme izni
  5. Hakların bölünmezliği ve devir
  6. Miras yoluyla intikal
  7. Maden sicili ve icra işlemleri
  8. Devlet hakkı ve diğer mali yükümlülükler
  9. Pratik kontrol listesi
  10. Sonuç ve kaynaklar
  11. Sıkça sorulan sorular
  12. Görüşme talebi

Maden Hukuku ve 3213 Sayılı Maden Kanunu’nun Kapsamı

Maden hukuku, doğal kaynak niteliğindeki madenlerin aranması, işletilmesi, üzerlerinde hak kazanılması ve faaliyet sona erdiğinde sahanın terk edilmesiyle ilgili kuralları kapsar. Üretim, sevkiyat, denetim, çevresel yükümlülükler, ruhsatın devri ve maden hakkından doğan uyuşmazlıklar da bu alanla bağlantılıdır. Madencilik faaliyeti, Maden Kanunu yanında çevre, orman, iş sağlığı ve güvenliği, vergi ve taşınmaz mevzuatıyla birlikte yürütülür.

3213 sayılı Maden Kanunu’nun 2. maddesine göre, yer kabuğunda ve su kaynaklarında doğal olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan; petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan maddeler Kanun bakımından maden sayılır. Kanundaki maden grubu ve alt bentleri, ruhsatlandırma ve mali yükümlülükler açısından önem taşır. [1]

Petrol ve doğal gaz bakımından 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu; jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular bakımından 5686 sayılı Kanun ayrı düzenlemeler içerir. Bununla birlikte bütün su kaynaklarının 5686 sayılı Kanun’a tabi olduğu söylenemez. Örneğin yeraltı suları bakımından 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun da dikkate alınır. Kaynağın hukuki niteliği belirlenmeden uygulanacak ruhsat rejimi seçilmemelidir. [4]

  • Petrol ve doğal gaz: 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu
  • Jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular: 5686 sayılı Kanun
  • Yeraltı suları: 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun

Maden Ruhsatı ve Arazi Mülkiyeti İlişkisi

Anayasa’nın 168. maddesi, doğal servet ve kaynakların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ve bunların aranması ile işletilmesi hakkının Devlete ait bulunduğunu düzenler. Devlet, bu hakkı kanunun öngördüğü koşullarla belirli süre için gerçek veya tüzel kişilere verebilir. Maden Kanunu’nun 4. maddesi de madenlerin içinde bulundukları arazinin mülkiyetine tabi olmadığını açıkça belirtir. [1, 3]

Türk Medeni Kanunu’nun 718. maddesinde arazi mülkiyetinin kapsamı, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarıyla ilişkilendirilmiştir. Aynı maddede bu kapsamın yasal sınırlamalara tabi olduğu belirtilir. Madenler bakımından özel sınırlama, Maden Kanunu’nun 4. maddesinden doğar. Bu nedenle taşınmazın altındaki cevher yatağı, sırf arazi mülkiyeti nedeniyle taşınmaz malikinin serbestçe tasarruf edebileceği bir mal haline gelmez. [1, 3]

Arazi mülkiyeti

TMK m. 718: kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanları; yasal sınırlamalara tabidir.

Maden hakkı

Anayasa m. 168 ve Maden Kanunu m. 4: madenler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, arazinin mülkiyetine tabi değildir.

Ruhsat sahibinin de Devletle birlikte yeraltındaki madene paylı malik olduğu söylenemez. Ruhsat sahibinin yetkisi, kanunun tanıdığı arama ve işletme haklarına dayanır. Devlet hakkı ödenmesi, ruhsat sahibiyle Devlet arasında ortak mülkiyet veya şirket ortaklığı kurmaz. Üretilen cevher üzerindeki tasarruf ile henüz çıkarılmamış maden üzerindeki hukuki rejim birbirinden ayrılmalıdır.

Diğer taraftan maden ruhsatı, üçüncü kişilere ait araziyi bedelsiz ve sınırsız kullanma yetkisi vermez. Faaliyetin türüne ve sahanın statüsüne göre mülkiyet izni, anlaşma, irtifak veya intifa hakkı kurulması yahut kanuni koşulları varsa kamulaştırma gibi yollar gündeme gelebilir. Taşınmaz malikinin hakları, Maden Kanunu’nun 7 ve 46. maddeleri ile ilgili özel düzenlemeler kapsamında değerlendirilir. [1]

  • Mülkiyet izni
  • Anlaşma
  • İrtifak hakkı
  • İntifa hakkı
  • Kamulaştırma

Arazi malikinin önceliği

Arazi malikine bütün maden gruplarında ihalesiz ruhsat önceliği veya ruhsat bedelinden genel muafiyet tanındığı kabul edilemez. Böyle bir hak ancak somut maden grubu ve işlem bakımından açık bir mevzuat dayanağı varsa ileri sürülebilir.

Maden Ruhsatı Kimlere Verilir?

Maden Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca maden hakları; medeni haklarını kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, Türk kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliğe sahip şirketlere ve maddede belirtilen yetkili kamu kurum ve kuruluşlarına verilebilir. Haklar gerçek veya tüzel tek kişi adına düzenlenir. [1]

  • Medeni haklarını kullanmaya ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları
  • Türk kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliğe sahip şirketler
  • Maddede belirtilen yetkili kamu kurum ve kuruluşları

Bu nedenle gerçek kişi bakımından vatandaşlık ve fiil ehliyeti; şirket bakımından kuruluş, tüzel kişilik ve temsil belgeleri birlikte kontrol edilir. Yabancı gerçek kişinin doğrudan ruhsat sahibi olması ile Türk kanunlarına göre kurulmuş yabancı sermayeli bir şirketin başvurusu aynı durum değildir. Başvurunun hukuki statüsü ve özel sınırlamalar ayrı ayrı değerlendirilir.

Fiil ehliyeti kavramını kişiler hukuku bakımından hak ehliyeti ve fiil ehliyeti yazımızda açıkladık.

Kamu görevlileri yasağı

Devlet memurları, diğer kamu görevlileri ve Kanun’da belirtilen Genel Müdürlük personeli arama veya işletme ruhsatı alamaz. Arama veya işletme hakkına sahipken memur olanların, memuriyete geçişten itibaren altı ay içinde haklarını devretmeleri gerekir. Kamu görevlisinin miras yoluyla ruhsat edinmesi halinde de yasak ve intikal hükümleri birlikte uygulanır. [1]

Maden hakkına sahip olabilme ehliyeti, ruhsat başvurusunda aranacak bütün koşulların yerine getirildiği anlamına gelmez. İlgili aşamada mali yeterlilik, proje, teknik belge, bedel ve teminat koşulları ayrıca gündeme gelebilir. Bu koşulların kapsamı, başvuru türü ve maden grubuna göre belirlenir.

Arama Ruhsatı, İşletme Ruhsatı ve İşletme İzni

Arama ruhsatı, belirli sahada ve ruhsata konu maden grubu bakımından arama faaliyetlerinin yürütülmesini sağlar. İşletme ruhsatı ise işletme hakkının hukuki dayanağıdır. Üretime geçişte işletme izni ve gerekli diğer izinler ayrıca önem taşır. Ruhsatın verilmiş olması, bütün çevre ve arazi izinlerinin de verilmiş olduğu anlamına gelmez. [1, 2]

Arama ruhsatı, işletme ruhsatı ve işletme izni

İşlemSağladığı yetki
Arama ruhsatıBelirli sahada ve ruhsata konu maden grubu bakımından arama faaliyetleri
İşletme ruhsatıİşletme hakkının hukuki dayanağı
İşletme izniÜretime geçiş; gerekli diğer izinler ayrıca aranır

Arama döneminde jeolojik çalışmalar, numune alma, sondaj, kuyu veya galeri çalışmaları yürütülebilir. Arama sırasında zorunlu olarak çıkarılan maden veya numuneye ilişkin özel hükümler, sınırsız ticari üretim yetkisi olarak yorumlanamaz. Ruhsatın koordinat sınırları, maden grubu ve izin verilen faaliyet kapsamı her aşamada gözetilmelidir.

2025 değişikliği

2025 değişikliğiyle 17. maddede arama dönemleri ve teminat düzeni yenilenmiştir. Arama faaliyet raporlarının zamanında sunulması ve asgari faaliyetlerin yapılması gerekir. İşletilebilir rezerv bulunamadığında, kanundaki raporlama ve talep koşullarıyla arama ruhsat bedelleri ve ihale bedelinin iadesi mümkündür. [5]

Maden ruhsatı başvurusu ve ihale

Başvuru ve ihale ilişkisi de maden grubuna göre değişir. İlk müracaat, her saha için kesin ruhsat hakkı sağlamaz. İhale kapsamı, saha durumu ve geçiş hükümleri incelenmelidir. Bu nedenle işlemler yalnızca başvuru tarihine göre değil, yürürlükteki Kanun ve güncel idari düzenlemeler üzerinden takip edilmelidir. [1, 2]

Maden Ruhsatı Devri ve Hakların Bölünmezliği

Maden Kanunu’nun 5. maddesindeki bölünmezlik ilkesi uyarınca, maden hakları hisselere ayrılarak işlem konusu yapılamaz. Örneğin aynı ruhsatın yarısının bir gerçek kişi, diğer yarısının başka bir gerçek kişi adına tutulması, ruhsatın tek kişi adına verilmesi kuralıyla bağdaşmaz. Buna karşılık ruhsat sahibi şirketin birden fazla ortağının bulunması, ruhsatı kendiliğinden hisseli hale getirmez.

Maden ruhsatı, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkının devri Kanun’daki koşullara tabidir. İlk müracaat hakkının niteliği, ruhsat devriyle aynı değildir. Bir tarafın başvuruya ilişkin önceliğini başka kişiye satması, kendiliğinden ruhsat devri sonucu doğurmaz. [1]

Devir bedeli ve Bakanlık onayı

Arama ve işletme ruhsatlarının devrinde kanuni devir bedeli, yetkili makamın onayı ve maden sicili işlemleri önem taşır. Kanun’un 5. maddesi, devirden önce devir tarihindeki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınmasını ve devrin Bakanlık onayıyla gerçekleşmesini öngörür. Özel istisnalar ile işlemin yapıldığı tarihteki bedel ve belge koşulları ayrıca kontrol edilmelidir. [1]

Sözleşme yetmez

Taraflar arasında devir sözleşmesi yapılması, sözleşmeden doğan borçlar bakımından önemlidir; ancak idari onay ve sicil koşullarının yerine geçmez. Devir öncesinde ruhsatın güncel durumu, borçları, izinleri, sicil kayıtları ve devam eden yaptırımları araştırılmalıdır. Ruhsat devri ile şirket hisselerinin devri de aynı hukuki işlem değildir.

Maden Ruhsatının Miras Yoluyla İntikali

Maden hak ve yükümlülükleri miras yoluyla intikal eder. Özel düzenlemenin amacı, intikal eden ruhsatın hisselere bölünmesini önleyerek hak ve yükümlülüklerin bütün halinde sürdürülmesini sağlamaktır. [1]

Mirasçılar anlaşırsa, kanuni koşulları taşıyan mirasçılardan birine veya üçüncü kişiye devir yapılabilir. Anlaşma sağlanamazsa mirasçılardan birinin başvurusu üzerine mahkeme, hakkın mirasçılar arasında en ehil olana tahsisine; bunun mümkün olmaması halinde ruhsatın satışına karar verir. En ehil kişinin değerlendirilmesi, yalnızca miras payının büyüklüğüne veya diğer mirasçılardan daha varlıklı olmasına indirgenemez.

  1. İntikalMaden hak ve yükümlülükleri miras yoluyla mirasçılara geçer.
  2. Altı aylık süreMaden Yönetmeliği m. 80, ölüm tarihinden itibaren altı aylık başvuru süresini düzenler.
  3. Mirasçılar anlaşırsaKanuni koşulları taşıyan mirasçılardan birine veya üçüncü kişiye devir yapılabilir.
  4. Anlaşma sağlanamazsaMahkeme hakkı en ehil mirasçıya tahsis eder; bu mümkün değilse ruhsatın satışına karar verir.
  5. Süre kaçırılırsaDava söz konusu değilse altı ay içinde intikal işlemleri tamamlanmayan ruhsat feshedilir.

Kanun’un 5. maddesinde, dava söz konusu değilse altı ay içinde intikal işlemleri tamamlanmayan ruhsatların feshedileceği düzenlenmiştir. Maden Yönetmeliği’nin 80. maddesi de ölüm tarihinden itibaren altı aylık başvuru süresini düzenler. Bu süre ölüm tarihinden itibaren işler; başvuru için altı ayın dolması beklenmez. Dava, başvuru ve belge koşulları birlikte değerlendirilerek intikal süreci gecikmeden başlatılmalıdır. [1, 2]

Şirket ortağının ölümü

Mirasçılık belgesi, anlaşmayı gösteren belgeler, devralanın ehliyeti ve sicil işlemleri birlikte ele alınır. Ruhsat sahibi şirketin ortağının ölümü ise farklıdır: Bu durumda miras konusu öncelikle şirket payıdır; ruhsatın sahibi olan tüzel kişilik devam ediyorsa ruhsat sahibinin ölümü hükümleri doğrudan uygulanmaz.

Maden Sicili ve İcra İşlemleri

Maden sicili, haklara ilişkin kayıtların yanında teknik ve mali bilgileri de içerir. Maden Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca devir, intikal, haciz, rehin, ipotek ve sona erme durumları sicile işlenir. Sicil, yalnızca üçüncü kişileri bilgilendiren bir kayıt sistemi olarak görülemez; Kanun, madenler üzerinde edinilecek hakların tescil edilmedikçe hüküm ifade etmeyeceğini düzenler. [1]

Bu nedenle ruhsat satın alınırken yalnızca sözleşme ve ruhsat fotokopisiyle yetinilmemeli; güncel sicil kaydı, ruhsatın yürürlük durumu, devre engel kayıtlar ve devam eden yükümlülükler incelenmelidir. Sicilin aleniyeti, gerçekte bulunmayan bir yetkiyi veya Kanun’a aykırı devri kendiliğinden geçerli hale getirmez.

Maden işletmesinin haczi ve satışı

Maden işletmesi üzerindeki haciz ve satış, sıradan bir taşınırın hacziyle aynı biçimde değerlendirilmez. Kanun’un 40. maddesi, işletme için gerekli kuyular, ocaklar, galeriler, makineler ve diğer sayılan unsurlar üzerine ayrı ayrı haciz veya ihtiyati tedbir konulmasını sınırlar. Madenin bütün olarak icra yoluyla satışı bakımından 43. maddedeki özel usul ve alıcının ruhsat edinme koşulları dikkate alınır. [1]

Miras nedeniyle tahsis istemi, icra işlemi şikâyeti, sözleşmeden doğan dava ve idari ruhsat işleminin iptali farklı uyuşmazlıklardır. Bunların tamamının sulh hukuk mahkemesinde çözüleceği yönünde genel bir kural kurulamaz. Görevli yargı yeri ve geçici hukuki koruma, somut talebin niteliğine göre belirlenir. İdari işlemden doğan uyuşmazlıkta yürütmenin durdurulması ile özel hukuk uyuşmazlığındaki ihtiyati tedbir birbirine karıştırılmamalıdır.

İdari işlemlerin geri alınmasında ilgililerin korunmasına ilişkin ilkeleri idare hukukunda kazanılmış hak yazımızda ele aldık.

Devlet Hakkı ve Diğer Mali Yükümlülükler

Ruhsat sahibinin mali yükümlülükleri farklı dayanaklara sahiptir; başlıcalarını şöyle özetleyebiliriz:

Maden ruhsatından doğan başlıca mali yükümlülükler

YükümlülükDayanakEsas
Devlet hakkıMaden Kanunu m. 14Ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatı; işletme izni olan ruhsatlarda yıllık asgari tutar ruhsat bedelinin yüzde 50 fazlası
Ruhsat bedeliMaden KanunuDevlet hakkından ayrı; ruhsatın yürürlük ve bedel koşulları
Rehabilitasyon bedeliMaden Kanunu m. 13İşletme ruhsat bedeli kadar; özel hesapta nemalandırılır
Belediye payı2464 sayılı Kanun mükerrer m. 97 (b)Yıllık satış tutarının yüzde 0,2’si (binde iki)
Maden ruhsatı mali yükümlülükleri infografiği: Devlet hakkı (Maden Kanunu m. 14), ruhsat bedeli, rehabilitasyon bedeli (m. 13, işletme ruhsat bedeli kadar) ve belediye payı (2464 sayılı Kanun mükerrer m. 97/b, yıllık satış tutarının binde ikisi); örnek: 10.000.000 TL satışta 20.000 TL
Maden ruhsatından doğan dört ayrı mali yükümlülük ve belediye payı örneği. Rakamlar örnek amaçlıdır.

Devlet hakkının hesaplanması

Devlet hakkı, Maden Kanunu’nun 14. maddesi çerçevesinde ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatı üzerinden hesaplanan mali yükümlülüktür. Ruhsat sahibinin beyanı denetime tabidir. Madenin işletmede hammadde olarak kullanılması, yükümlülüğün kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. [1]

Tüvenan madenin, başka bir ifadeyle ocaktan çıktığı haldeki madenin işlenerek satılması durumunda, işlenmiş ürünün satış bedeli ile ocak başı fiyatı aynı kabul edilmez. Mevzuatın izin verdiği nakliye, zenginleştirme ve süreç giderleri üzerinden gerekli ayrıştırma yapılır. İndirilecek her harcamanın hesaplama dönemi, faaliyetle bağlantısı ve belgelendirilmesi ayrıca incelenmelidir. [1, 6]

Devlet hakkı oranı bütün madenler için tek değildir. Maden grubu, cinsi, ilgili fiyat tablosu ve yürürlükteki artırım veya indirim kararları önem taşır. Altın, gümüş ve diğer ilgili metaller bakımından sabit ve değişmez bir yüzde varsayımıyla hesap yapılmamalıdır. Hesaplama, üretimin ait olduğu dönemde geçerli mevzuat üzerinden yapılır.

Asgari tutar

7554 sayılı Kanun, 14. maddedeki asgari tutar ölçüsünü ruhsat bedelinin yüzde 50 fazlası olarak değiştirmiş ve ilgili fiyat tablosunu yenilemiştir. Oran ile asgari tutar kontrolü birlikte yapılmalıdır. [5]

Ruhsat bedeli ve rehabilitasyon bedeli

Ruhsat bedeli, Devlet hakkından farklı bir yükümlülüktür. Üretime ilişkin hesap ile ruhsatın yürürlük ve bedel koşulları ayrı izlenmelidir. Rehabilitasyon ise faaliyetten etkilenen alanın güvenli ve çevreyle uyumlu hale getirilmesine yönelik çalışmaları kapsar.

2025 değişikliğiyle 13. maddede rehabilitasyon bedeli ayrı düzenlenmiştir. Bedel, işletme ruhsat bedeli kadardır; özel hesapta nemalandırılır ve rehabilitasyon için kullanılır. Yükümlülüğü kalmayan ruhsat sahibine kullanılmayan bölüm iade edilir. Geçici 46. madde uyarınca, o tarihte yürürlükte olan ruhsatların ruhsat bedeli ile çevre ile uyum bedelinin (rehabilitasyon bedelinin önceki karşılığı) hesaplanmasında önceki hükümler 1 Ocak 2026 tarihine kadar uygulanmıştır; bu tarihten itibaren güncel hükümler esas alınır. [5]

Yerel idare payları ve belediye payı

Devlet hakkının ilgili kamu hesaplarına dağıtılması ile ruhsat sahibinden ayrı bir belediye payı alınması aynı konu değildir. Devlet hakkının dağıtımında ilin büyükşehir olup olmadığına göre farklı hükümler bulunur. Bu nedenle bütün iller için yalnızca il özel idaresine ödeme öngören bir açıklama güncel sistemi tam olarak yansıtmaz. [1, 7]

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 97. maddesinin (b) bendi uyarınca, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden işletmelerince yıllık satış tutarının yüzde 0,2’si, yani binde ikisi oranında belediye payı ayrılır. Bu yükümlülük Devlet hakkından ayrıdır. [8]

Belediye payına esas yıllık satış tutarı10.000.000 TL
Oran (binde iki)yüzde 0,2
Belediye payı20.000 TL10.000.000 TL × yüzde 0,2

Örneğin belediye payına esas yıllık satış tutarı 10.000.000 TL olarak belirlenmişse, yüzde 0,2 üzerinden pay 20.000 TL olur. Bu örnek Devlet hakkı hesabı değildir; satış matrahının ve ilgili belediyenin somut mevzuat koşullarına göre doğru belirlenmiş olduğu varsayımına dayanır.

Arama giderleri ve ekonomik risk

Maden arama faaliyeti, ekonomik olarak işletilebilir rezerv bulunamaması riskini taşır. Ancak sondaj, kuyu, galeri, etüt ve diğer arama harcamalarının tamamının her durumda doğrudan gider yazılarak vergi matrahından indirileceği söylenemez. Harcamanın niteliği, bir varlık veya hak oluşturup oluşturmadığı, ilgili vergi dönemi ve uygulanacak muhasebe kuralları ayrıca incelenmelidir.

Dönem gideri, aktifleştirme ve amortisman farklı işlemlerdir. Vergi Usul Kanunu’nun madenlerde amortismana ilişkin 316. maddesi ile ilgili gelir veya kurumlar vergisi hükümleri birlikte değerlendirilir. Olumsuz arama sonucu, her harcama için tek başına ve aynı dönemde giderleştirme sebebi olarak kabul edilmemelidir. Ruhsat ve ihale bedeli iadesi de vergi matrahından gider indiriminden farklıdır. [9]

Pratik Kontrol Listesi

Ruhsat sahipleri, yatırımcılar ve mirasçılar için şu noktalar sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur:

  • Madenin hukuki tanımını, grubunu ve tabi olduğu özel mevzuatı belirleyin.
  • Ruhsat sahibinin ehliyetini, temsil yetkisini ve varsa kamu görevliliği yasağını kontrol edin.
  • Ruhsatın süresini, koordinatlarını, işletme iznini ve faaliyete ilişkin diğer izinleri inceleyin.
  • Devir veya yatırım öncesinde güncel sicil kayıtlarını, borçları ve yaptırımları araştırın.
  • Ölüm halinde altı aylık süreyi ve dava durumunu gecikmeden değerlendirin.
  • Devlet hakkı, ruhsat bedeli, rehabilitasyon bedeli ve belediye payını ayrı kalemler halinde takip edin.
  • Faaliyet raporları, bildirimler, bedeller ve teminatlar için mevzuata uygun takip takvimi oluşturun.

Sonuç ve Kaynaklar

Madencilik yatırımında ruhsat sahibi olmak kadar, ruhsatın sınırlarını ve devam eden yükümlülüklerini bilmek de önemlidir. Madenin hukuki niteliği, hak sahibinin ehliyeti, sicil kayıtları, arazi ve üretim izinleri ile mali yükümlülükler birlikte kontrol edilmelidir. Özellikle devir, miras ve icra işlemlerinde genel özel hukuk kurallarıyla yetinilmemeli; Maden Kanunu’nun özel usulleri ve güncel düzenlemeler esas alınmalıdır.

Kamu idarelerinin alım, satım ve kiralama ihalelerinde hangi kanunun uygulanacağını Devlet İhale Kanunu ile Kamu İhale Kanunu farkı yazımızda ele aldık.

Kaynaklar

  • [1] 3213 sayılı Maden Kanunu, özellikle m. 2, 4–7, 13–17, 24, 26, 30, 38, 40, 43 ve 46. Maden Kanunu
  • [2] Maden Yönetmeliği, Resmî Gazete 11.12.2022, sayı 32040; özellikle miras yoluyla intikale ilişkin m. 80. MAPEG mevzuat sayfası
  • [3] Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 168 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 718. Mevzuat Bilgi Sistemi
  • [4] 6491 sayılı Türk Petrol Kanunu; 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu; 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun. Mevzuat Bilgi Sistemi
  • [5] 7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, özellikle m. 5, 6, 8, 12 ve 13. Resmî Gazete 24.07.2025, sayı 32965. TBMM kanun metni
  • [6] MAPEG, Devlet hakkı hesabında ocak başı fiyat ve işleme giderlerine ilişkin açıklamalar. MAPEG sıkça sorulan sorular
  • [7] 7164 sayılı Kanun ile Devlet hakkının dağıtımına ilişkin düzenleme. TBMM kanun metni
  • [8] 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, mükerrer m. 97 b; Maden Yönetmeliği m. 89. Belediye Gelirleri Kanunu
  • [9] 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, özellikle m. 316 ve ilgili kazanç tespiti hükümleri. Vergi Usul Kanunu

İlgili mevzuat: 3213 sayılı Maden Kanunu (mevzuat.gov.tr)

Maden Ruhsatı: Sıkça Sorulan Sorular

Arazimde bulunan madeni kendim çıkarabilir miyim?

Arazi mülkiyeti tek başına yeterli değildir. Kaynağın niteliğine göre gereken ruhsat ve izinler alınmalı; arazi mülkiyetiyle maden hakkı birbirinden ayrılmalıdır.

Maden ruhsatı nasıl alınır?

Başvuru ve ihale ilişkisi maden grubuna göre değişir. İlk müracaat, her saha için kesin ruhsat hakkı sağlamaz. Maden hakkına sahip olabilme ehliyeti, ruhsat başvurusunda aranacak bütün koşulların yerine getirildiği anlamına gelmez. İlgili aşamada mali yeterlilik, proje, teknik belge, bedel ve teminat koşulları ayrıca gündeme gelebilir.

Arama ruhsatı üretim yapma yetkisi verir mi?

Sınırsız üretim yetkisi vermez. Arama sırasında numune ve zorunlu üretime ilişkin özel hükümler saklıdır. Ticari üretim bakımından işletme ruhsatı, işletme izni ve ilgili diğer koşullar değerlendirilir.

Ruhsatı iki kişi adına ortak olarak alabilir miyiz?

Maden hakları gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir ve hisselere bölünemez. Ortakların kurduğu bir şirketin ruhsat sahibi olması farklıdır; bu halde hak şirket adına tutulur.

Maden ruhsatı devredilebilir mi?

Arama ve işletme ruhsatlarının devrinde kanuni devir bedeli, yetkili makamın onayı ve maden sicili işlemleri önem taşır. Kanun’un 5. maddesi, devirden önce devir tarihindeki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınmasını ve devrin Bakanlık onayıyla gerçekleşmesini öngörür. Taraflar arasında yapılan devir sözleşmesi, idari onay ve sicil koşullarının yerine geçmez.

Ruhsat sahibi öldüğünde maden hakkı sona erer mi?

Hak ve yükümlülükler miras yoluyla intikal eder. Ancak bölünmezlik ilkesi, ehliyet, başvuru süresi ve sicil koşulları yerine getirilmelidir. Dava bulunmaması halinde altı ay içinde tamamlanmayan intikal, ruhsatın feshi sonucunu doğurur.

Devlet hakkı ödenmesi araziyi kullanma hakkı da sağlar mı?

Hayır. Devlet hakkı mali yükümlülüktür. Araziye giriş ve kullanım bakımından gereken mülkiyet izinleri ve diğer hukuki dayanaklar ayrıca sağlanmalıdır.

Maden işletmelerinden alınan belediye payı ne kadardır?

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun mükerrer 97. maddesinin (b) bendi uyarınca, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde faaliyet gösteren maden işletmelerince yıllık satış tutarının yüzde 0,2’si, yani binde ikisi oranında belediye payı ayrılır. Bu yükümlülük Devlet hakkından ayrıdır.

Görüşme talebi

Maden ruhsatı konusunda bir sorunuz mu var?

UTU Hukuk Danışmanlık olarak vergi ve idare hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:

Vergi ve İdare Hukuku alanındaki diğer yazılarımız

Tüm yazılar
WhatsApp'tan yazın