Ana içeriğe atla
Ankara --:-- · — bilgi@utuhukuk.com 0536 593 16 00
Şirketler Hukuku

Adi Şirketlerde Ortakların Sorumluluğu

UTU Hukuk ve Danışmanlık7 dk okumaGüncelleme:

Adi şirketlerde ortakların sorumluluğu, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üçüncü kişilere karşı üstlenilen borçlardan ortakların hangi ölçüde sorumlu olacağını ve hangi def’i ve itirazları ileri sürebileceğini belirler. Adi şirketler, gerek kuruluşlarındaki kolaylık gerekse taraflara tanıdığı serbesti konusunda ticari hayatta en sık karşılaşılan şirket türlerinden biridir, aynı zamanda tüm şirket tiplerinin temelini oluştururlar. Bu yazımızda adi ortaklığın tanımını, ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu, ileri sürülebilecek def’i ve itirazları ve borcun sona ermesini ele alıyoruz.

İçindekiler
  1. Adi ortaklığın tanımı ve özellikleri
  2. Üçüncü kişilere karşı sorumluluk
  3. Ortak ve şahsi def’i ve itirazlar
  4. Borcun sona ermesi
  5. Kaynakça
  6. Sıkça sorulan sorular
  7. Görüşme talebi

Adi Ortaklığın Tanımı ve Özellikleri

Adi ortaklık TBK m. 620’de “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.“ şeklinde tanımlanmıştır.

Türk Borçlar Kanunu, m. 620

Tüzel kişiliği yoktur, dolayısıyla şirket malları üzerinde ortaklar elbirliği halinde maliktirler. Bu nedenle ortakların arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır.

Her ortak, adi ortaklığın amacına ulaşılabilmesine yönelik sermaye koymak zorundadır. Bu sermaye para, alacak, mal olabileceği gibi emek de olabilir. Aksi öngörülmedikçe her ortak sermaye koyma borcuna eşit olarak katılmakla mükelleftir.

  • Para
  • Alacak
  • Mal
  • Emek

Üçüncü Kişilere Karşı Borçlardan Sorumluluk

Adi şirketlerde üçüncü kişilere karşı üstlenilen borçlardan sorumluluk TBK m.638’de “Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar.” şeklinde düzenlenmiştir.

Türk Borçlar Kanunu, m. 638

Bu nedenle adi şirket ortakları aksi kararlaştırılmamışsa, üçüncü kişilere karşı ortaklık çerçevesince üstlendikleri borçlardan müteselsilen sorumludurlar.

Adi şirketlerde ortaklar, borçlardan doğrudan, tüm malvarlıkları ile sınırsız sorumludurlar.

  • Müteselsil
  • Doğrudan
  • Sınırsız
  • Tüm malvarlığı ile

Müteselsil borçlulukta dış ilişki bakımından borçlulardan her birinin borcu birbirinden bağımsızdır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklı tarafından ne şekilde talep edilmişse, borcun tamamını yahut talep edilen kısmı ifa ile yükümlüdür.

Müteselsil borçluların sorumluluğu, TBK m.163/2 hükmü gereği borcun tamamı sona erene kadar devam eder.

İç ilişki ve dış ilişki

Yukarıda belirttiğimiz üzere, adi şirkette ortaklar aksini kararlaştırmadıkları sürece borçlardan eşit oranda sorumludurlar. Fakat bu durum yalnızca iç ilişkide geçerli olup dış ilişkide ortaklar alacaklılara karşı borcun tamamından sorumludurlar. Borcun iç ilişkide kendisine düşen paydan fazlasını ödeyen şirket ortağı diğer ortaklara karşı rücu hakkına sahiptir.

Dış ilişki · Alacaklılara karşı

Ortaklar alacaklılara karşı borcun tamamından sorumludur.

İç ilişki · Ortaklar arasında

Aksi kararlaştırılmadıkça ortaklar eşit oranda sorumludur; kendisine düşen paydan fazlasını ödeyen ortak diğer ortaklara karşı rücu hakkına sahiptir.

Ortakların İleri Sürebileceği Def’i ve İtirazlar

Müteselsil borçlulukta borçluların def’i ve itiraz imkanları TBK m. 164’te düzenlenmiştir. Buna göre;

“Müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı, ancak onunla kendi arasındaki kişisel ilişkilerden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def’i ve itirazları ileri sürebilir. “ (Şahsi Def’i ve İtirazlar)

Türk Borçlar Kanunu, m. 164/1

“Müteselsil borçlulardan biri ortak def’i ve itirazları ileri sürmezse, diğerlerine karşı sorumlu olur.” (Ortak Def’i ve İtirazlar)

Türk Borçlar Kanunu, m. 164/2

1. Ortak Def’i ve İtirazlar

TBK m. 164/1 hükmü uyarınca kanun koyucu borcun sebep ya da konusundan kaynaklanan def’i ve itirazları tüm borçlular için ortak def’i ve itiraz olarak nitelendirmiştir. Buna göre; borcun doğmadığına ya da doğmuş olmuş olmakta birlikte sona erdiğine ilişkin def’i ve itirazlar ortak def’i ve itirazlardır.

Borcun doğmadığına ilişkin def’i ve itirazlara örnek olarak, alacaklının ehliyetsizliği, borcu doğuran işlemin ahlaka veya emredici hükümlere aykırı olması, borcun ifasının imkansız olması, işlemin öngörülen şekil şartına uygun olarak yapılmamış olması yahut tüm borçlular bakımından borcun doğumu için belirlenmiş olan geciktirici koşulun gerçekleşmemiş olması verilebilir.

Borcun sona erdiğine ilişkin def’i ve itirazlara örnek olarak ise, tüm borçluların ibra edilmesi, edimin TBK m. 107 uyarınca tevdi edilmiş olması, borcun tüm borçlular bakımından kusursuz imkansızlık sebebiyle sona ermiş olması veya zamanaşımına uğramış olması, borcun muaccel olmaması, ödemezlik def’i, borcun ifa ile tamamen veya kısmen sona ermesi verilebilir.

Borcun doğmadığına ilişkin

  • Alacaklının ehliyetsizliği
  • Ahlaka veya emredici hükümlere aykırılık
  • Borcun ifasının imkansız olması
  • Şekil şartına uygun yapılmamış olması
  • Geciktirici koşulun gerçekleşmemiş olması

Borcun sona erdiğine ilişkin

  • Tüm borçluların ibra edilmesi
  • Edimin TBK m. 107 uyarınca tevdi edilmiş olması
  • Kusursuz imkansızlık veya zamanaşımı
  • Borcun muaccel olmaması
  • Ödemezlik def’i
  • Borcun ifa ile tamamen veya kısmen sona ermesi

Borca ilişkin ortak bir def’i ve itiraz bulunması halinde tüm borçlular bu def’i ve itirazı ileri sürebilir ve hatta TBK m. 164/2 uyarınca ileri sürmeleri faydalarına olacaktır. Aksi durumda, ortak def’i ve itirazı ileri sürmeyen borçlu diğer borçlulara karşı sorumlu olacaktır.

Önemli · Rücu hakkının kaybı

Buradaki sorumluluktan kasıt, bir tazminat sorumluluğundan ziyade, borcun ifası sonrasında iç ilişkide diğer ortaklara karşı sahip olunan rücu hakkının kaybedilmesidir. Bu kapsamda, ortak def’i ve itirazların ileri sürülmesi, her bir müteselsil borçlu için bir yükümlülük arz eder.

2. Şahsi Def’i ve İtirazlar

Şahsi def’i ve itirazlar alacaklı ile sadece o borçlu ile arasındaki ilişkiden kaynaklanan def’i ve itirazlardır. Müteselsil borçluların borçları birbirinden bağımsız olduğundan, her bir borçlunun alacaklı ile arasındaki ilişkiden doğan şahsi def’i ve itirazlarının bulunması mümkündür. Şahsi def’i ve itirazlar sadece söz konusu def’i ve itiraz sebebine sahip olan borçlu tarafından ileri sürülebilir. Bu doğrultuda diğer borçluların kendilerine ilişkin olmayan bir şahsi def’i sebebine dayanmaları mümkün değildir.

Şahsi def’i ve itirazlara örnek olarak borçlulardan birinin irade sakatlığından kaynaklı iptal hakkını kullanması, borçlunun ehliyetsizliği, borcun muaccel olmadığı, borçlunun şahsi bir alacağı ile borcunu takas etmesi, borçlunun alacaklı tarafından ibra edilmiş olması verilebilir.

  • İrade sakatlığı nedeniyle iptal
  • Borçlunun ehliyetsizliği
  • Borcun muaccel olmaması
  • Takas
  • Borçlunun ibra edilmesi

Müteselsil borçlulukta her bir borçlunun borcu birbirinden bağımsız olduğundan zamanaşımı def’i de bir şahsi def’i olarak karşımıza çıkar. TBK m. 155/1 hükmünde, zamanaşımının müteselsil borçlulardan birine karşı kesilmesi halinde, diğer borçlulara karşı da kesilmiş sayılacağı düzenlemiştir.

Müteselsil Borcun Sona Ermesi

Müteselsil borç, ifa ile sona erebileceği gibi hak düşürücü sürenin geçmesi, kusursuz sonraki imkansızlık, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi, ibra, zamanaşımı süresinin dolması, yenileme gibi ifa dışındaki sebeplerle sona erebilir.

  • İfa
  • Hak düşürücü sürenin geçmesi
  • Kusursuz sonraki imkansızlık
  • Alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşmesi
  • İbra
  • Zamanaşımı süresinin dolması
  • Yenileme

İfa ile sona erme

Borcun ifa sonucu sona ermesi halinde, bu durum tüm müteselsil borçlular için sonuç doğurur.

İfa dışındaki sebepler

Borcun ifa dışındaki sebeplerle sona ermesi halinde ise, sona erme kural olarak, yalnızca ilgili sebep kendi bünyesinde ortaya çıkan borçlu için sonuç doğurur. İlgili sebep tüm borçlular için ortaya çıkmışsa o halde tüm ortaklar için sonuç doğuracaktır. Örneğin zamanaşımı süresi tüm borçlular için geçmişse tüm ortaklar için sonuç doğurmuş olur.

Kaynakça

  • Tamer BOZKURT, Şirketler Hukuku
  • Onur Görkem KÖKSAL, Adi Ortaklıkta Ortakların Sorumluluğu

İlgili mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (mevzuat.gov.tr)

İlgili yazılar: Adi Ortaklık Nasıl Kurulur, Ortakların Hak ve Borçları Nelerdir? · Adi Ortaklığın Sona Erme Halleri

Adi Şirketlerde Ortakların Sorumluluğu: Sıkça Sorulan Sorular

Adi şirketlerde ortakların sorumluluğu nasıl belirlenir?

TBK m. 638’e göre ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığıyla üçüncü kişiye karşı ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumludur. Makaleye göre bu sorumluluk doğrudan ve tüm malvarlığıyla sınırsızdır.

Adi ortaklığın tüzel kişiliği var mıdır?

Hayır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur; bu nedenle ortaklar şirket malları üzerinde elbirliği hâlinde maliktir.

Ortak def’i ve itirazlar nelerdir?

Borcun sebep ya da konusundan kaynaklanan, yani borcun hiç doğmadığına veya sona erdiğine ilişkin def’i ve itirazlardır. TBK m. 164/2 uyarınca bunları ileri sürmeyen borçlu diğer borçlulara karşı sorumlu olur; makaleye göre bu, iç ilişkide rücu hakkının kaybedilmesi anlamına gelir.

Şahsi def’i ve itirazları hangi ortak ileri sürebilir?

Şahsi def’i ve itirazlar alacaklı ile yalnızca ilgili borçlu arasındaki ilişkiden doğar ve sadece o borçlu tarafından ileri sürülebilir; diğer borçlular kendilerine ilişkin olmayan şahsi def’i sebebine dayanamaz.

Borcun tamamını ödeyen ortak diğer ortaklara başvurabilir mi?

Evet. Makaleye göre dış ilişkide ortaklar borcun tamamından sorumlu olsa da iç ilişkide aksi kararlaştırılmadıkça eşit oranda sorumludur; kendisine düşen paydan fazlasını ödeyen ortak diğer ortaklara karşı rücu hakkına sahiptir.

Görüşme talebi

Adi ortaklık borçları konusunda bir sorunuz mu var?

UTU Hukuk Danışmanlık olarak Şirketler Hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.

Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:

Şirketler Hukuku alanındaki diğer yazılarımız

Tüm yazılar
WhatsApp'tan yazın