UTU Hukuk ve Danışmanlık8 dk okumaGüncelleme:
Velayetin değiştirilmesi davası, başlangıçta velayet sahibi olarak belirlenen ebeveynden velayetin alınarak diğer ebeveyne verilmesi için açılan davadır. Boşanma süreçlerinde müşterek çocukların velayetinin kimde olacağı/kalacağı hususu önem taşımaktadır. Aile Hakimi tarafından görülmekte olan boşanma davasında velayet kararı verilebileceği gibi, daha sonrasında ilerleyen süreçte velayetin değiştirilmesi konusu da gündeme gelebilmektedir. Zira, Aile Hakimi tarafından verilen velayet kararı, çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek şartların değişmesi halinde sonradan değiştirilebilmektedir. Amaç çocuğu yalnızca karar verildiği zaman değil, şartların ve durumların değişkenlik gösterdiği anlarda da koruyabilmek ve çocuk için en doğrusunu belirleyebilmektir.
Bu yazımızda velayetin değiştirilmesi davalarında gerekli şartlar ve yargılama süreci hakkında bilgi vereceğiz.
Velayet kavramı, reşit olmayan çocuklar üzerinde ebeveynlerin bakım, eğitim, sağlık, koruma vb. konularda sahip olduğu hak ve yükümlülükleri ifade eden bir kavramdır.
Türk Medeni Kanunu’nun 335. maddesinde:
“Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altındadır.” şeklinde tanımlanır.
Türk Medeni Kanunu, m. 335
Ebeveynlerin evlilikleri devam ettiği sürece velayet birlikte kullanılırken, tarafların ayrılması veyahut boşanması halinde velayet eşlerden birine verilebilir.
Velayetin değiştirilmesi ise velayet hakkının başlangıçta belirlenen ebeveynden alınarak diğer ebeveyne verilmesi anlamına gelir.
Türk Medeni Kanunu’nun “Durumun değişmesi” başlıklı 183. maddesinde:
“Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re’sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır. ” hükmü yer almaktadır.
Türk Medeni Kanunu, m. 183
Bu hüküm ve çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde velayet değişikliğinin başlıca sebepleri şunlardır:
Velayetin değiştirilmesi davasında en temel ilkenin “Çocuğun Üstün Yararı İlkesi” olduğu unutulmamalıdır. Bu davalarda velayetin değiştirilmesi için en önemli sebeplerden biri çocuğun üstün yararının zedelenmesidir. Eğer çocuğun bakımı, eğitimi, gelişimi ve sair ihtiyaçları velayet sahibi ebeveyn tarafından yeterince sağlanmıyorsa velayetin değiştirilmesi söz konusu olabilir. Burada kullanılan kelimenin “sağlanamıyorsa” değil, “sağlanmıyorsa” olduğunun altını çizmek gerekir. Zira; burada bir nevi çocuğun ihmal edilerek temel ihtiyaçlarının sağlanmaması hali söz konusu olmalıdır. Yoksa çocuğun ihtiyaçlarının giderilmesi noktasında gerekenler yapılıyorsa velayetin değiştirilmesi hali gündeme gelmez. Bu hususta en temel soru işaretlerinden biri olarak genelde karşımıza maddi zorluklar çıkabilmektedir.
“Sağlanamıyorsa” · yetersizlik
Gerekenler yapılıyorsa velayetin değiştirilmesi gündeme gelmez.
“Sağlanmıyorsa” · ihmal
Çocuğun temel ihtiyaçlarının ihmal edilerek sağlanmaması aranır.
Aile Mahkemesi Hakimi salt olarak maddi imkanı daha yerinde ve refah düzeyi daha yüksek olan ebeveyne velayeti bırakmamaktadır. Bilakis Aile Mahkemesi Hakimi, çocuğun hangi ortamda daha güvenli ve huzurlu büyüyeceği, bakım ve iaşesinin hangi ebeveyn tarafından daha iyi yerine getirileceği konusunda gerekli araştırmaları yapar, çocuğun üstün yararı uyarınca bir ebeveynin velayet sahibi olmasına karar verdikten sonra, gerekirse diğer ebeveynin nafaka yükümlüsü olması ile çocuğun en doğru ortamda güvenle büyümesi için gerekli olanakları yaratır.
Dikkat
Bu nedenle, bu bağlamda velayetin değiştirilmesi için esasen çocuğun bakım ve ihtiyaçlarının sağlanamaması (yetersizlik) değil, ihmal edilerek sağlanmaması şeklinde vuku bulması gerekmektedir.
Nafaka miktarının sonradan değişen koşullara uyarlanmasını nafakanın artırılması davası yazımızda ele aldık.
Velayet sahibi ebeveynin yeniden evlenmesi halinde velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilmektedir. Ancak salt yeniden evlenmiş olmanın doğrudan velayetin değiştirilmesi için bir sebep olmadığını belirtelim. Yeni evliliğin çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkilemesi halinde (örneğin üvey annenin veya üvey babanın çocuğa kötü davranması vb.) velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Ebeveynin başka bir yere gitmesi/taşınması halinde çocuk da velayet sahibi ebeveyn ile yer değişikliği yapacağından, mevzubahis yer değişikliğinin çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemesi ihtimali doğabilmektedir. Amaç çocuğun güvenli ortamının bozulmaması olduğundan ebeveynin başka yere gitmesi/taşınması hali de velayetin değiştirilmesi sebepleri arasında görülmüştür.
Salt yer değişikliği yetmez
Burada da yine tekraren belirtmekte fayda var, salt bir yer değişikliği tek başına doğrudan velayetin değiştirilmesi için yeterli olmayacaktır. Bu yer değişikliğinin çocuğun psikolojik gelişimini, eğitimini ve sosyal hayatını olumsuz etkilemesi gerekmektedir.
Örneğin, çocuğun içinde bulunduğu refah düzeyinden daha kötü bir şehre taşınılması, dilini hiç bilmediği bir ülkeye götürülmesi, okul olmayan bir ilçeye yerleşilmesi ile çocuğun eğitiminin yarım kalması gibi durumlarda velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilmektedir.
Boşanma kararıyla velayet kendisine bırakılan ebeveynin ölmesi halinde çocuğun üstün yararı gözetilerek Mahkemece en uygun şekilde çocuk için bir karar verilir. Bu durumda velayet otomatik olarak diğer ebeveyne geçmez. Diğer ebeveynin çocuğun bakım ve iaşesini yerine getirip getiremeyeceği gibi durumlar Mahkemece gözetilecektir.
Velayetin değiştirilmesi davalarında amaç yargılamanın hızlı ve etkin bir şekilde sonuçlandırılması olduğundan bu davalar basit yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle dilekçeler aşaması ve duruşmalar, diğer yargılamalara göre daha kısa sürede sonuçlandırılarak yargılama hızlı ilerler.
Adli tatil
Aynı şekilde, tam da bu sebepten adli tatilde görülmesi gereken işlerden biri olup adli tatile tabi değildir.
Velayetin değiştirilmesi davasında Aile Hakimi, çocuğun idrak yaşında olması halinde çocuğu dinleyebilir. Çocuğun dinlendiği duruşmada bir uzman hazır bulundurulur. Uzman duruşma öncesinde çocuğu gözlemlemeli ve çocuğun kaygı durumunu değerlendirmelidir. Uzman gerekirse çocuğun baskı hissetmemesi için tarafların (anne babanın) duruşma salonundan çıkarılarak çocuğun rahat bir ortamda dinlenmesi için gerekli taleplerde bulunabilir. Aksi bir durum olmadıkça, Aile Hakimi bu talebi yerinde görerek tarafların (anne babanın) duruşma salonunun dışına alınarak çocuğun duruşma salonunda uzman ile dinlenmesine karar verebilir.
Öte yandan Aile Hakimi, ebeveynlerin çocuğun yanındaki ortamının gözlemlenmesi ve çocuğun hangi ortamda daha iyi ve konforlu bir şekilde yaşayabileceğine dair ayrıntılı incelemeler yapılması için Sosyal İnceleme Raporu düzenlenmesine karar verebilir.
Velayetin Değiştirilmesi davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi Sıfatıyla bu yargılamaya bakar.
Velayetin değiştirilmesi davası hukuken çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmektedir. Çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu durumda, velayetin değiştirilmesi davası davalının yerleşim yerinde açılabileceği gibi davacının oturduğu yerde de açılabilir.
Görevli mahkeme
Aile Mahkemesi; bulunmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi.
Yetkili mahkeme
Davalının yerleşim yeri ya da davacının oturduğu yer mahkemesi.
İlgili sayfa: Ankara Boşanma Avukatı — anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı
İlgili sayfa: Ankara Velayet Avukatı — velayet davası, velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişki
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (mevzuat.gov.tr)
Velayetin değiştirilmesi, velayet hakkının başlangıçta belirlenen ebeveynden alınarak diğer ebeveyne verilmesi anlamına gelir. Aile Hakimi tarafından verilen velayet kararı, çocuğun üstün yararı ilkesi gözetilerek şartların değişmesi halinde sonradan değiştirilebilmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguları sayar. Bunların yanında en önemli sebeplerden biri çocuğun üstün yararının zedelenmesidir; çocuğun bakımı, eğitimi, gelişimi ve sair ihtiyaçları velayet sahibi ebeveyn tarafından yeterince sağlanmıyorsa velayetin değiştirilmesi söz konusu olabilir.
Aile Mahkemesi Hakimi salt olarak maddi imkanı daha yerinde ve refah düzeyi daha yüksek olan ebeveyne velayeti bırakmamaktadır. Hakim, çocuğun hangi ortamda daha güvenli ve huzurlu büyüyeceğini, bakım ve iaşesinin hangi ebeveyn tarafından daha iyi yerine getirileceğini araştırır; gerekirse diğer ebeveyn nafaka yükümlüsü olur.
Salt yeniden evlenmiş olmak doğrudan velayetin değiştirilmesi için bir sebep değildir. Yeni evliliğin çocuğun psikolojik gelişimini olumsuz etkilemesi halinde (örneğin üvey annenin veya üvey babanın çocuğa kötü davranması vb.) velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Boşanma kararıyla velayet kendisine bırakılan ebeveynin ölmesi halinde çocuğun üstün yararı gözetilerek Mahkemece en uygun şekilde çocuk için bir karar verilir. Bu durumda velayet otomatik olarak diğer ebeveyne geçmez.
Aile Hakimi, çocuğun idrak yaşında olması halinde çocuğu dinleyebilir. Çocuğun dinlendiği duruşmada bir uzman hazır bulundurulur; uzman gerekirse anne babanın duruşma salonundan çıkarılmasını talep edebilir. Hakim ayrıca Sosyal İnceleme Raporu düzenlenmesine karar verebilir.
Evet. Velayetin değiştirilmesi davaları basit yargılama usulüne tabidir ve adli tatilde görülmesi gereken işlerden biri olup adli tatile tabi değildir.
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; Aile Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar. Velayetin değiştirilmesi davası davalının yerleşim yerinde açılabileceği gibi davacının oturduğu yerde de açılabilir.
Görüşme talebi
UTU Hukuk Danışmanlık olarak, velayetin değiştirilmesi davasında taraf vekilliği hizmeti yürütmekte olup sürecin çocuğun üstün yararı ilkesi uyarınca ilerletilmesi hususunda profesyonel danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız.
Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz: