UTU Hukuk ve Danışmanlık9 dk okumaGüncelleme:
Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk Medeni Kanunu’nda eşler için öngörülen mal rejimleri arasında en çok uygulama alanı bulan rejimdir. Şayet eşler evlenirken herhangi bir mal rejimini seçmedikleri takdirde Kanun’da öngörülen “edinilmiş mallara katılma rejimi” uygulanır. Bu yazımızda edinilmiş mal ve kişisel mal kavramlarını, mal rejiminin tasfiyesini, değer artış payını, eklenecek değerleri, denkleştirme alacağını ve boşanma sürecinde mal kaçırmaya karşı başvurulabilecek yolları ele alıyoruz.
Eşler adına Türk Medeni Kanunu’nda birtakım mal rejimleri öngörülmüştür. Eşler bir seçim yaparak bir mal rejimi sözleşmesi ile mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığını seçebilirler.
Yazımızda en çok uygulama alanı bulan “edinilmiş mallara katılma rejimi”ne değineceğiz.
Yürürlük tarihi
Bu rejim eski Medeni Kanun’da yer almamakla birlikte 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nda yer almaktadır. Dolayısıyla bu tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında 31.12.2001 tarihine kadar geçerli yasal mal rejimi olan mal ayrılığı, 01.01.2002 tarihinden sonra geçerli olan rejim edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanacaktır.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde karşımıza iki kavram çıkar: Edinilmiş mal ve kişisel mal.
Edinilmiş mal · TMK m. 219
Her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri.
Kişisel mal · TMK m. 220
Kişisel kullanıma yarayan eşya, rejimin başlangıcında eşe ait olan veya karşılıksız kazanılan değerler, manevi tazminat alacakları ve bunların yerine geçen değerler.
– Edinilmiş mallar Kanun’da şu şekilde tanımlanmıştır:
“II. Edinilmiş mallar
MADDE 219
Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır:
1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,
2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,
3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
4. Kişisel mallarının gelirleri,
5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.”
Türk Medeni Kanunu, m. 219
Kanunda da açıklandığı üzere örneklerle ifade etmek gerekirse; eşlerin iş görmeleri karşılığı aldıkları ücretler (maaş, bahşiş, ikramiye vb.), ticari işletme kazançları, sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan aylıklar, iş kazası tazminatları vb. edinilmiş mallara örnektir.
Kişisel malların gelirleri hususunu ise açıklamak gerekirse; örneğin bir eşin evlenmeden önce kendine ait olan evi, bankadaki parası yine o eşe ait (onun kişisel malı) olmaya devam edecektir ancak bu evin kirası, bankadaki parasının faizi edinilmiş mal niteliğindedir.
Edinilmiş malların yerine geçen değerler ise şu şekilde açıklanabilir; eşlerin evlilik birliği içerisinde aldıkları arabanın pert olması nedeniyle sigorta tarafından ödenen tazminat yine edinilmiş mal niteliğindedir.
– Kişisel mallar ise Kanun’da şu şekilde tanımlanmıştır:
“III. Kişisel mallar
1. Kanuna göre
MADDE 220
Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
3. Manevî tazminat alacakları,
4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.”
Türk Medeni Kanunu, m. 220
Yine kısaca örneklerle açıklamak gerekirse; sadece eşlerden birinin ihtiyacına yönelik, diğer eşin kullanımı dışındaki eşyalar (örneğin erkek eşin tıraş makinesi vb.), evlilikten önce eşlerden birine ait olan eşyalar, miras yoluyla bir eşe kalan kazanmalar, manevi tazminatlar ve kişisel mal yerine geçen değerler kişisel mal niteliğindedir.
Öte yandan Kanun’da:
“2. Sözleşmeye göre
MADDE 221
Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler.Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.”
Türk Medeni Kanunu, m. 221
Hükmü de düzenlenmektedir.
Evlilik birliği içerisinde geçerli olan rejim boşanma ile birlikte sona erer ve tasfiyeye geçilir. Mal rejiminin tasfiyesinde malların neler olduğunu, hangilerinin edinilmiş mal, hangilerinin kişisel mal olduğunu iyi saptamak gerekir. Bu hususta açılacak olan dava “Mal Rejiminin Tasfiyesi Davası”dır.
– Elbette evlilik birliği içerisinde eşyaları edinilmiş mal veya kişisel mal olarak bazen kolayca ayırmak mümkün olmayabilir. Bazen bir eşin diğerinin kişisel malına katkıda bulunması ve bu sayede malın değerinde bir artış meydana gelmesi mümkün olabilir. İşte böyle durumlarda katkıda bulunan eşin değer artış payı alacağı isteme hakkı doğar.
Değer artış payı Kanun’da şu şekilde tanımlanmıştır:
“2. Değer artış payı
Türk Medeni Kanunu, m. 227/1
MADDE 227/1
Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.”
Örnek hesaplama
Örneğin; Kadın eş(A), eşine(B) annesinden kalan 400.000 TL değerindeki daireye, 100.000 TL ile dairenin yenilenmesi, onarılması hususunda katkıda bulunmuştur. Dairenin tasfiye anındaki değeri 1.000.000 TL olmuştur.
Bu durumda değer artışı şu şekilde hesaplanır:
Dairenin değeri 400.000 TL iken 100.000 TL’lik katkının eklenmesi ile 500.000 TL olmuştur. Bu durumda katkı oranı 400.000/500.000 TL yani 1/5 oranındadır. Tasfiye anında dairenin 1.000.000 TL değerde olması durumunda 1.000.000 TL’nin 1/5’i yani 200.000 TL’si değer artış payıdır.
– Öte yandan, bir eşin diğerinin daha az tasfiye alacağına kavuşmasına sebebiyet vermesi halinde bunlar eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilecektir. Eklenecek değerler Kanun’da şu şekilde düzenlenmiştir:
“2. Eklenecek değerler
MADDE 229
Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir:1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar,
2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler.”
Türk Medeni Kanunu, m. 229
– Eşin borcunun, başka bir malvarlığı ile finanse edilmesi durumlarında ise denkleştirme alacağı gündeme gelecektir. Kanun’a göre:
“3. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme
MADDE 230
Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları edinilmiş mallardan veya edinilmiş mallara ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise, tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır.
Bir mal kesiminden diğer kesimdeki malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, değer artması veya azalması durumunda denkleştirme, katkı oranına ve malın tasfiye zamanındaki değerine veya mal daha önce elden çıkarılmışsa hakkaniyete göre yapılır.”
Türk Medeni Kanunu, m. 230
– Son olarak boşanma sürecinde yaşanan mal kaçırma hususuna da kısaca değinmekte fayda vardır:
İhtiyati tedbir · aile mahkemesi
Tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilir; tedbir süresince mallar üçüncü bir kişiye satılamaz.
Aile konutu şerhi · tapu müdürlüğü
Taşınmazın hangi eş adına kayıtlı olduğu önemli değildir; şerh düşüldüğünde taşınmaz diğer eşin rızası olmadan satılamaz.
Uygulamada sıklıkla boşanma davası sürerken bir eşin diğerine yönelik tazminat ödememek için veya mal paylaşımından kaçınma amaçlı olarak mal kaçırdığı görülmektedir. Bu durumun önlenmesi için aile mahkemesinden söz konusu malların üzerine “ihtiyati tedbir” konması talep edilebilir. Bu durumda aile mahkemesi ilgili taşınmazların satışının engellenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir koyulmasına karar verir ve tedbir süresince bu mallar üçüncü bir kişiye satılamaz.
Öte yandan taşınmazın bulunduğu ilgili tapu müdürlüğüne başvurulması sonucu taşınmazın üzerine “aile konutu şerhi” konulması talep edilebilir. Söz konusu başvuruda bulunmak için taşınmazın hangi eş adına kayıtlı olduğunun bir önemi yoktur. Tapu müdürlüğü tarafından taşınmaza aile konutu şerhi düşüldüğünde, ilgili taşınmaz diğer eşin rızası olmadan satılamayacaktır.
Eşler arasında görülecek olan “Mal Rejiminin Tasfiyesi Davaları” oldukça kapsamlı ve titizlikle yürütülmesi gereken davalardandır. Aksi takdirde kişinin alacağına kavuşamaması veyahut hak ettiğinden çok daha eksik kavuşması durumuyla karşı karşıya kalması muhtemeldir. Söz konusu durumdan ötürü bu davaların profesyonel hukuki yardım alınarak yürütülmesi hukuki menfaatlerin korunması bakımından önem arz eder.
İlgili sayfa: Ankara Boşanma Avukatı — anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı
İlgili mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar: Mal Rejimi
Evlenirken mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmemiş eşlere yasal rejim olarak uygulanır. Makaleye göre 01.01.2002’den önce evlenmiş eşler bakımından 31.12.2001’e kadar mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır.
TMK m.219’a göre edinilmiş mal, her eşin rejimin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik ödemeleri, çalışma gücü kaybı tazminatları, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler bu kapsamdadır.
TMK m.220’ye göre bir eşin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, rejimin başlangıcında o eşe ait olan veya sonradan miras ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilen değerler, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler kişisel maldır.
Makaleye göre evlilikten önce eşe ait ev kişisel mal olarak kalır; ancak evin kira geliri edinilmiş mal niteliğindedir. Eşler mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını kararlaştırabilir.
TMK m.227/1’e göre bir eş, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuşsa, tasfiyede bu maldaki değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur.
TMK m.229’a göre rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler edinilmiş mallara değer olarak eklenir.
Aile mahkemesinden mallar üzerine ihtiyati tedbir konulması istenebilir; tedbir süresince taşınmaz üçüncü kişiye satılamaz. Ayrıca tapu müdürlüğüne başvurularak aile konutu şerhi konulması talep edilebilir; şerh düşüldüğünde konut diğer eşin rızası olmadan satılamaz.
Görüşme talebi
UTU Hukuk Danışmanlık olarak aile hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:
Aile Hukuku alanındaki diğer yazılarımız