UTU Hukuk ve Danışmanlık11 dk okumaGüncelleme:
6284 sayılı Kanun’da düzenlenen koruyucu ve önleyici tedbirler, geçici hukuki koruma tedbiri niteliğindedir. Ancak, 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen ve geçici hukuki koruma niteliğindeki tedbirler, HMK ve TMK’da düzenlenen geçici hukuki koruma niteliğindeki tedbirlerinden farklı özelliklere sahiptir. Öncelikle amaç yönünden farklılık vardır.
Güncellik notu
Bu yazı, yayımlandığı tarihteki mevzuat ve uygulamaya göre hazırlanmıştır. Yazıda atıf yapılan uluslararası sözleşmeye ilişkin durum ile 6284 sayılı Kanun’daki tedbirlere ve yaptırımlara ilişkin düzenlemelerde o tarihten bu yana değişiklik olmuş olabilir. Güncel durum için bir avukata danışmanız önerilir.
6284 sayılı Kanun’da öngörülen geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı aile içinde aile bireylerine ve aile dışında kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti önlemek iken HMK ve TMK’da düzenlenen geçici hukuki koruma tedbirlerinin böyle bir amacı yoktur.
TMK’nın 161-163 maddelerinde düzenlenen geçici hukuki koruma tedbirleri genel anlamda aile birliğini korunmasını, HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen geçici hukuki koruma tedbirleri ise, dava konusu hak ve alacağın korunmasını amaçlamaktadır. 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen geçici hukuki koruma tedbiri kararları temyiz/istinaf değil, itiraz kanun yoluna tabidir. 6284 sayılı Kanuna göre şiddet ve şiddet tehlikesinin varlığı halinde herkes tarafından geçici hukuki koruma tedbiri alınması talep edilebilirken, diğer geçici hukuki koruma tedbirleri sadece hak sahibi tarafından talep edilebilir.
6284 sayılı Kanun’da yer alan tedbirlere niteliğine göre hâkim, mülki amir ve istisnai hallerde kolluk amiri tarafından hükmedilebilirken diğer kanunlarda yer alan geçici hukuki koruma tedbirlerine sadece hâkim tarafından hükmedilebilir.
6284 sayılı Kanun’daki tedbirler ile HMK ve TMK’daki geçici hukuki koruma tedbirleri
| 6284 sayılı Kanun | HMK ve TMK | |
|---|---|---|
| Amaç | Aile içinde aile bireylerine ve aile dışında kadınlara ve çocuklara karşı şiddeti önlemek | TMK: aile birliğinin korunması; HMK: dava konusu hak ve alacağın korunması |
| Kanun yolu | İtiraz | — |
| Kim talep edebilir? | Şiddet ve şiddet tehlikesinin varlığı halinde herkes | Sadece hak sahibi |
| Kim karar verir? | Hâkim, mülki amir ve istisnai hallerde kolluk amiri | Sadece hâkim |
6284 sayılı Kanun’da düzenlenen ve geçici hukuki koruma niteliğinde olan tedbir kararları kısa sürelidir. Sürekli sonuç doğuran nihai nitelikte kararlar değildir. Hâkimin, mülki amirin veya kolluk amirinin takdiri ile belirlenen sürede geçerlidir. Alınan tedbir kararları hızlı ve basit bir incelemeyle alınır. Tedbir kararları zorlayıcı ve bağlayıcıdır. Özellikle önleyici nitelikteki tedbirin şiddet uygulayan tarafından ihlali zorlama hapsi yaptırımına bağlanmıştır.
6284 sayılı Kanun’la koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanabileceklerin kapsamı aile dışına çıkılmak suretiyle genişletilmiştir. Yeni Kanun, aile içi şiddet mağduru olan kişilerin yanında aile dışında şiddet mağduru olan kadınları, çocukları ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri de koruma kapsamı içine almıştır (mad 1).
Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, 6284 sayılı Kanun’da düzenlenen koruyucu ve önleyici tedbirlerden faydalanabilecektir.(mad.3,4,5). Kadının evli, bekâr, boşanmış veya 18 yaşından küçük olması ya da şiddetin aile içinde veya aile dışında olması tedbirlerden faydalanması açısından önemli değildir. Sırf kadın oldukları için veya cinsiyete dayalı bir ayrımcılık nedeniyle fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak tüm şiddet eylemleri bu kapsamdadır.
TCK ve ÇKK tanımlarından yola çıkarak henüz on sekiz yaşını doldurmamış bütün bireyler, 6284 sayılı Kanun’da belirtilen çocuk kapsamında kalmakla koruyucu ve önleyici tedbirlerden faydalanabilecektir.
6284 sk da tedbirlerden faydalanacak kişiler arasında sayılan aile bireyi kavramıyla, aynı hanede veya aile biriminde yaşamasa da eşler arasında, anne, baba, üst soylar, çocuklar ve üvey evlat arasında, eşlerden birinin vesayeti veya koruması altında olan kişiler arasında, kan bağı veya kayın hısımlığı ile akraba olunması nedeniyle aile mensubu sayılan amca, hala, dayı, teyze, kayın birader gibi kişiler arasında, boşanmış veya fiilen ayrılmış eşler arasında, fiilen aynı hanede evlilik bağı olmaksızın birlikte yaşayan kişiler arasında gerçekleşen her türlü şiddet eyleminde şiddet mağduru olan kişiler kapsama alınmıştır.
Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişiler de koruyucu ve önleyici tedbirlerden faydalanabilecektir(m.3,4,5). Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin 34. maddesinde de “tek taraflı ısrarlı takip” anlamına gelebilecek “taciz amaçlı takip” biçiminde benzer bir ifade kullanılmıştır. Sözleşmede geçen “taciz amaçlı takip” ifadesi, bir kişiye yönelik olarak gerçekleştirilen ve bu kişinin kendisini güvende hissetmesini önleyecek şekilde korkutacak, kasıtlı bir biçimde tekrarlanan tehditkâr davranış olarak nitelendirilmiştir.
Israrlı takibin şiddeti doğurması veya doğruma ihtimalinin bulunması yeterli olup vasıta önemli değildir. Israrlı takip telefonla veya önüne çıkarak tehdit etmek, tehdit içeren sözle talebini iletmek veya her hangi bir söz söylemeden önüne çıkmak veya belirli mesafeden sürekli takip etmek şeklinde gerçekleşebilir.
Kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ; şiddete uğrayan veya uğraması muhtemel kişiler ve beraberindeki çocuklar hakkında uygun barınma yeri sağlanması(m.3/1a) ve geçici koruma altına alınması(m.3/1ç) koruyucu tedbirlerine karar verebilir(m.3/2). Gecikmesinde sakınca bulunan hal konusunda tanımlama yapılmamıştır.
Mülki amirin onayı · 48 saat
Kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde aldığı tedbir kararını evrakı ile birlikte kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülki amirin onayına sunmalıdır. Mülki amir tarafından kırk sekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar(m.3/2).
6284 sayılı Kanun’da şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişilerle ilgili olarak şiddetin önlenmesi amacıyla hâkim tarafından verilebilecek önleyici tedbir kararları;
Kolluk amiri, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişiler hakkında şiddet mağduruna karşı belirli söz ve davranışlarda bulunmaması(m.5/1a), müşterek konuttan ve bulunduğu yerden uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsisi(m.5/1b), korunan kişilere ve bulundukları yerlere yaklaşmaması(m.5/1c) ve korunan kişinin yakınlarına, tanıklarına ve çocuklarına yaklaşmaması(m.5/1d) önleyici tedbir türlerine karar verebilecektir(m.5/2).
6284 sayılı Kanun’da düzenlenen tedbir kararları ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine ancak aile mahkemesi hâkimi, mülki amir ve istisnai hallerde kolluk amiri39 tarafından verilebilir(m.8/1). Aile mahkemesi hâkimine hem koruyucu hem de önleyici, mülki amire sadece koruyucu, kolluk amirine ise istisnai hallerde ve sınırlı sayıda olmak üzere hem koruyucu hem de önleyici tedbir kararı verme yetkisi tanınmıştır.
Tedbir kararı verme yetkisi
| Merci | Koruyucu tedbir | Önleyici tedbir |
|---|---|---|
| Aile mahkemesi hâkimi | Evet | Evet |
| Mülki amir | Evet | Hayır |
| Kolluk amiri | İstisnai hallerde, sınırlı sayıda | İstisnai hallerde, sınırlı sayıda |
Tedbir kararı en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirinden ya da kolluk biriminden talep edilebilir(m.8/1-son cümle).
Delil ve belge
6284 sayılı Kanun’da sadece koruyucu tedbirler için şiddetin uygulandığına dair delil ve belge aranmayacağı öngörülmüştür. Önleyici tedbirler için delil ve belge aranmayacağına ilişkin bir ifade kullanılmamıştır(m.8/3). Dolayısıyla aile mahkemesi hâkimi veya kolluk amiri önleyici tedbire karar verirken delil ve belge arayacak anlamında bir ifade tarzı oluşturulmuştur. Aile mahkemesi hâkimi ve kolluk amiri somut olayın özelliğine göre delil ve belge değerlendirmesi yapacak ve şiddetin uygulandığı veya uygulanma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varırsa önleyici tedbire karar verecektir.
6284 sayılı Kanun’daki tedbirler, geçici hukuki koruma sağladıkları için sürelidir. Bu nedenle kararda tedbirin geçerli olacağı süre gösterilmelidir. Tehlike devam ettiği sürece tedbirin devamına karar verilebilir. Uygulanan tedbir türünün şiddeti önlemede veya mağduru korumada yetersiz kaldığı durumlarda resen veya ilgililerin talebi üzerine tedbirin şekli değiştirilebilir.
Tedbir kararı, şiddet uygulayana ve korunan kişiye tefhim veya tebliğ edilir, tefhim ve tebliğ işlemleri sırasında, tedbir kararına aykırı davranılması halinde şiddet uygulayan hakkında zorlama hapsinin uygulanacağı ihtarı da yapılır(m.8/5).
6284 sayılı Kanun’a göre verilen tedbir kararları itiraz kanun yoluna tabidir. Tedbir kararlarına karşı ilgiler tarafından tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde aile mahkemesi hâkimine itiraz edilebilir.
İtirazı inceleyen yetkili mahkeme kararını bir hafta içinde vermelidir. İtiraz üzerine mahkemenin verdiği karar kesindir(9/3).
Yazıda anlatılan usul şu aşamalardan oluşur:
6284 sayılı Kanun’da tedbir kararlarının, Bakanlığın ilgili il ve ilçe müdürlükleri ile kararın niteliğine göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa en seri vasıtalarla bildirileceği ifade edilmiştir(m.10/1).
Hakkında koruyucu veya önleyici tedbir kararı verilen kişilerin yerleşim yeri, bulunduğu yer veya tedbirin uygulanacağı yer kolluk birimi kararın uygulanması açısından görevli ve yetkilidir(m.10/3)
Hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amirince verilen önleyici tedbirlere, şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan kişinin aykırı davranması zorlama hapsi yaptırımına tabi tutulmuştur. Tedbirin ihlali halinde, fiil başka bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla şiddet uygulayana üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanacaktır(m.13/1). Tedbir kararına aykırılığın her tekrarında, yine ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığına göre zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadar artırılabilecektir. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemeyecektir(m.13/2).
İhlal hâlinde · m. 13/1
Üç günden on güne kadar zorlama hapsi
Her tekrarında · m. 13/2
On beş günden otuz güne kadar; toplam süre altı ayı geçemez
Zorlama hapsinin diğer bir ifadeyle tazyik hapsinin niteliği ve doğurduğu sonuçları itibariyle seçenek yaptırımlara çevrilememe, ön ödeme uygulanamama, tekerrüre esas olmama, şartla tahliye hükümleri uygulanamama, ertelenememe, adli sicil kayıtlarına geçirilememe hususları geçerli olacaktır.
İlgili sayfa: Ankara Boşanma Avukatı — anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet, nafaka ve mal paylaşımı
İlgili sayfa: Ankara Velayet Avukatı — velayet davası, velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişki
İlgili mevzuat: 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun (mevzuat.gov.tr)
İlgili yazılar: Aile Konutu Şerhi · Çekişmeli Boşanma Davası
Makaleye göre 6284 sayılı Kanun’daki tedbirler şiddeti önlemeyi amaçlar; TMK’daki tedbirler aile birliğini, HMK’daki tedbirler dava konusu hak ve alacağı korumayı amaçlar. Ayrıca 6284 sayılı Kanun’daki tedbirlere itiraz yoluyla başvurulur ve bu tedbirlere hâkim, mülki amir ve istisnaen kolluk amiri hükmedebilir.
Şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınlar, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar, Kanun’da sayılan aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru kişiler tedbirlerden yararlanabilir. Kadının medeni durumu ya da şiddetin aile içinde veya dışında olması önemli değildir.
Hâkim; işyerinin değiştirilmesi, ayrı yerleşim yeri belirlenmesi, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması, kimlik ve ilgili bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ile somut olaya göre benzer koruyucu tedbirlere karar verebilir.
Kolluk amiri gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde barınma yeri sağlanması ve geçici koruma altına alınması koruyucu tedbirlerine, ayrıca Kanun’da sayılan bazı önleyici tedbirlere karar verebilir. Koruyucu tedbir kararı ilk iş günü içinde mülki amirin onayına sunulur; kırk sekiz saat içinde onaylanmazsa kendiliğinden kalkar.
Kanun’da yalnız koruyucu tedbirler için şiddetin uygulandığına dair delil ve belge aranmayacağı öngörülmüştür. Makalede, önleyici tedbirlerde ise hâkim veya kolluk amirinin somut olaya göre delil ve belge değerlendirmesi yapacağı görüşü yer almaktadır.
Tedbir kararlarına karşı ilgililer, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesi hâkimine itiraz edebilir. İtirazı inceleyen mahkeme kararını bir hafta içinde verir ve bu karar kesindir.
Önleyici tedbire aykırı davranan kişiye, hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Aykırılığın her tekrarında süre on beş günden otuz güne kadar olabilir; toplam süre altı ayı geçemez. Tedbir kararı tebliğ edilirken bu yaptırıma ilişkin ihtar da yapılır.
Görüşme talebi
UTU Hukuk Danışmanlık olarak aile hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Formu doldurun, sizi arayalım. Dilerseniz doğrudan da ulaşabilirsiniz:
Aile Hukuku alanındaki diğer yazılarımız